Uğultulu bir şelaleden düşmüş gibiyim
Parçalanmış düş günleri yanı başımda
Yatıyor sere serpe suyun aydınlığında
İçimde damlalarca sevda yağmuru
Sırılsıklam yalnızlığımla…
Ayrılık
Güz yapraklarının
Hüznünde…
Yalınayak koşulmuş
Sevda güzelliğinde…
Dudağımda
Ayrılığın gölgesinde
Soluklanan
Yaralı bir sevda öyküsü
Ellerimde
Zaman…
Sağanağında yaşamın
Yürürken yalın kılıç
Korkusunu taşıyorum
Cebimde kalan son aydınlığın
Çarpıntısında anların
Sen hayattın oysa
Gökte uçan mavi bir kuş
Eve giderken
nefes nefese kaldığım yokuş
Bir çift kundura
arife günü yastığımın altında sakladığım
Sana kendimi bıraktım
Gitmeden önce...
Sensizlikle parçalanmış her yerimi...
Sana ruhumu bıraktım
Bitmeden önce...
Kaç kere sevişmiştik biz seninle
Gözlerin kaç kez değmişti yüreğime
Elimi avuçlarına alıp sıcacık
Kaç kere değdirmiştin dudaklarını alnıma…
Seni sevdiğimi defalarca söylemişim ben sana
Ne zaman sana uzansa ellerim
Bir yangın yeri oluyor İstanbul
Aşk isyan ediyor aşkımıza
Ne zaman sana uzansam
Gözlerime hayat doluyor.
Ben seni başka sevdim
Aldım, aşkımla sardım yüreğini
Gözlerine köle oldum senden habersiz
Ben seni sevdim ya
Geldin, uzağımda bıraktın beni
Koyu bir kahvenin tadı gözlerin
Güzel bir sevdaya hasret sözlerin
Yanımda olsan da, masal olsan da
Yüreğime inat,seni özlerim.
Bir düşün içine düşmüş günlerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!