Hatice Geçkil Şiirleri - Şair Hatice Geçkil

Hatice Geçkil

İstanbul sokaklarında bu gece seni yaşadım..
Yağmura bıraktım gözyaşlarımı ıslaktı saçlarım
Suskundu deniz suskundu karanlık sokaklar
Sanki ruhumu okuyordu İstanbul gecesinde sokaklar

Serseri dediler..sustum.insan değilsin dediler sustum…

Devamını Oku
Hatice Geçkil

Döndüm işte…! ! ! ! sırtımda geçen günlerin yüküyle….Döndüm kasırgalar patladı beynimde, şakaklarım ağırlaştı. Bedenim taşıyamaz oldu bu acİziyetinin farkında olmayan bedenimi,yavaş yavaş çöktü ve doğrulamadı bir daha.Döndüm ama dönerken her yamaçta,her bir virajda yitirdim,yitirildim; anlayamadım uçurum oldu zaman,yuttu herşeyi.Durduramadım! Gözlerimin önünden geçti zaman su misali usulca,süzüldü ve her süzülüşünde Bir parça koparıp akıp gitti benden; durduramadım..,dur …diyemedim! ..Döndüm işte parçalanarak,döndüm!

! ! ! ! ! ! ! ! ! !

Güneşsiz.! ! ! ! ! ! geçen her mehtap gününde, yine ve yeni bir karanlık güne 'merhaba' dedim...........
Ve o gün; .....günlerden siyah, saat umutsuzu karamsar geçe doğruldum

Devamını Oku
Hatice Geçkil

Silmek istedim dostluk adına ne varsa
Gitmedi ellerim el vermedi yüreğim silemedim
Bizde kırk yıl hatırı vardı bir fincan kahvenin
Ucuza satanlar satsın biz yine dostu dost bilelim

Dostluk emek ister yürek ister

Devamını Oku
Hatice Geçkil

yıllar önce...18 EKİM...
daha dün gibi...
yaşadığım büyük acıdan dolayı erken gelmiştin dünyaya..
yaşamaz demişti doktorlar..minnacıktın daha..
yokluğun kol gezdiği acıların dorukta olduğu günlerdi..
yaşasan nasıl bakıcaktım...

Devamını Oku
Hatice Geçkil

gündüzden vardı içinde sessiz hıçkırıklar ara sıra göz yaşları aktı gün sanki ona bir hazan bir hüzün yarattı akşam oldu kısacıkta olsa yinede yanında yüreğinde bir damla olsun mutluluk rüzgarı estiren vardı...gün bitsin istedi kararsın ortalik tıpkı yüreğindeki zifri karanlık gibi olsun istiyordu.. nihayet batıyordu güneş yerini kızılımsı bir havaya bırakıyordu yağmur çizelemeye başladı hala sessiz hıçkırıklar içine akıyordu gözlerinden...bağırmak istiyordu içindeki tüm hıncını kusmak hayata lanetler kaderine isyan etmek istiyordu... vakit gece oldu çıktı evden sessiz sokaklarda yürümek düşünmek istiyordu yağmur hızını biraz artırmıştı sahile doğru yürüdü insanlar vardı yağmura rağmen en kuytu yerlerden yürüyordu elinde sigarası yağmura inat sönmeden yanıyor üfledği her dumanda kaderine isyan ediyordu dolaştı... zifri karanlık bir hava ve hızlanan yağmura rağmen sessizce yürüyordu...artık yüreği daha fazla dayanamadı göz yaşları başladı yağmura karışmaya ıslanmıştı saçlarından yüzüne akıyordu yaşlar hem yağmur hemde gözünden akan yaşlar... saatler ilerledikce sessiz hıçkırıklar sesli çıkmaya başlamıştı oturdu ıslak kayalara denize doğru uzun uzun baktı ne yaşamıştı bu güne kadar neler görmüştü neler atlatmıştı yorulmuştu belkide bedeni değilse bile ruhu yüreği yorgundu biri olsaydı başını dayayıp ağlayacağı bir annesi yada bir kardeş yada sevgili duysaydı sesini görseydi halini sarılsaydı ona ağlasaydı omzunda...yoktu işte yoktu tek başına yalnız yüklendiği hayatı yine tek başına taşımaya devam edecekti çaresizce..dalgalara baktı deniz yağmur dalgalara düştükce sanki oda düşüyordu dalından kimsesi yoktu tutunacak dalına uzatınca tutacak elini....döndü geriye geldiği yollardan geri döndü yağmur ona inat hızla yağmaya devam ederken yavaş yavaş çıkıp sessizce gittiği kapıdan ıslanmış bedeniyle yağmura karışmış göz yaşlarıyla ve dalagalara bıraktığı umutlarıyla kapıdan içeriye sessizce girdi kadın hayat devam ediyordu ve her gecenin bir sabahı vardı ister aydınlık ister karanlık güneş mutlaka doğacaktı....eline aldığı bir kadeh şarap ve bir sigara ve bir kitapla gecenin derinliklerine yeniden daldı.........

karçiçeği nazar
Yalnızlığın Yankıları
Yazan: mustafamexmex....Mustafa yılmazizmir
Şafak söküyordu bir başa...

Devamını Oku
Hatice Geçkil

Bir bahar daha yaşamayacağız seninle
Korkma sevgili gideceğim, geldiğim gibi bir gün..ve o gün, belkide sen mutlu olacaksın, azda olsa kaplayacak yüreğini garib bir hüzün…kimbilir o duymak istemediğin sesim belki çınlayacak kulaklarında, görmek istemediğin yüzüm, izlerini bırakıcak belki sende ve ben olmayacağım artık belkide bu hayatta…kimbilir belki anmayacaksın adımı bir daha, bir daha çıkmayacağım karşına, at yüreğinde benli ne varsa sende sana ait ….ama unutma bulamayacaksın bir gün beni..
sana yazdım şiirlerimi, sanaydı sözlerim, sana açtım kilit vurulmuş yüreğimin kapısını sende hiç anlamı olmadı olmayacakta belki ………
olsun ben biliyorum, sendeki beni, sevgimdi ağır gelen omuzlarına, yüreğine taşıyamadın hafifti oysa,benim sevgim hiç bir şey ağır basmaz,hiç bir şey acıtmaz,hiçbir şey bir şey olmazdı…taşısaydın azda olsa, olmadı..,
sanırım,.ben seni Sevmeyi beceremedim.... Beni bıraktığın yerde,... Karakış ayazında yüreğime. Baharlar getirdin. Meğer ben kurutmuşum senin çiçeklerini, ben yıkmışım hayallerini bilmeden, farkında olmadan, yüreğin başkasına aitken dolu yaşarken sevdanı sen bir damla sevgi bekledim senden, ben sevmeyi beceremedim sevgili, bilemedim ne yapacağımı, saçmaladım hiç bir hesabım olmadı senle… Sen bana sevmeyi öğrettin aşkı tattırdın. yüreğime... Sevda verdin. Ben sevmeyi beceremedim.seni sevgili ….
şimdi mevsim bahar..oysa, bende senden ayrılmaya hazırlık var …kanıyor belki içim belki yıkılacağım tökezeletecek yüreğim beni, Oysa iki asi, iki deli yürektik, Acıya umut katan.. umuttan şiir yapan, iki deli yürektik sevgili..Hayata anlam yüklerken, ben sevgimle sen aşkı yürekten yaşarken başka yürekte, ben seni sevmeyi beceremedim sevgili…. oysa ben… Uçurumun kıyısında yaşarken hayatı, bir gün yüreğimdeki umut mumlarından senin sevgin için yakacağımı bilemedim…..

Devamını Oku
Hatice Geçkil

Gidiyorum işte ben,hoşça kal! ... Hayata yenik umutlarım var yine satırlarımda...

Sanki kendimle olan savaşımdan yeni çıkmış gibiyim...umutlar rüzgara savrulmuş can evinden vurulmuş küçücük bir serçe gibiyim.. kanadı kırılmış yarası yüreğinde derin ….gidiyorum işte ben …

her gece üstüme yıkılan binlerce duvar var. Kalbimin derinliğini yitirirken gözlerim,, duygularım kördüğüm sevgili üşüyorum…

Devamını Oku
Hatice Geçkil

Akşamın hüznünün çöktüğü saatler gündüzden kalan içimde bir sızı ve sessiz bir hıçkırık… Gebeydi gece beni ağlatmaya belki de… Dışarıda kar yağıyor döne döne savrularak her düşüşünde sanki yüreğimden de bir damla kan düşüyor… Kalktım camdan dışarı baktım üzerime aldığım siyah pelerinimle dışarı çıktım.. Saçlarımı dağıtarak rüzgara yürümeye başladım sessiz sokaklarda kar aydınlatıyordu ortalığı biraz sokak lambaları da onların ışığında manzara öyle güzeldi ki. Birinin yakınına durdum bir sigara yaktım kar savrularak yağarken kirpiklerime düşen taneleri ağırlık verse de bana sanki eşlik ediyordu gözümden akan yaşlara kar tanelerine karışıyordu sessizce… Karçiçeği… dağlarda açan, zoru başaran boynu bükülse de yıkılmayan karçiçeği geldi aklıma. Ben de siyah pelerinime düşen kar taneleriyle beyaza bürünmüş bir karçiçeği gibiydim. Zordu yaşam, ağırdı yüküm çöküyordu arada omzum ama yıkılmıyordum sendelensem de boynumu arada büksem de yinede dimdik ayaktaydım ya kalbim ya yüreğim o ne haldeydi.. Sigaram bitmişti yavaş yavaş yürümeye, düşen kar tanelerine arada avucumu açarak yakalamaya çalışırken bir yandan da düşünüyordum… Geçen yılları hızla akıp giden zamanı.. Farkında olmadan sahile gelmiştim deniz coşuyordu dalgalar kıyıya vuruyordu bir an üşüdüğümü hissettim sıkıca sarıldım pelerine ellerim kızarmış adeta donmuştu köşede bir cafe vardı ara sıra uğradığım kapalı cam olan yerine oturdum sakindi hafif bir müzik çalıyordu bir bardak kırmızı şarap getirdi garson.Bilirdi ne içtiğimi, neyi sevdiğimi arada sohbet ederdik vakit buldukça genç biri gündüz okuyan gecede çalışan kaderi birazda bana benzeyen biri seni görünce ablam derdi annem geliyor aklıma çok azda olsa gördüğüm annem yada senin sıcaklığın bana bu hissi veriyor derdi bende ona sende benim bir evladımsın der gülümserdim…. Oturduğum yerden izlemeye başladım yağan karı o kadar güzeldi ki manzara bir yandan coşan deniz bir yandan içimde esen sessiz fırtına gözlerim dolu dokunsalar ağlayacağım. Kimse dokunmasın kimse bir söz söylemesin istiyordum görmesin kimse beni bilmesin varlığımı sadece düşen kar taneleri birde benim gibi dalgalarıyla boğuşan deniz bilsin... Gece sessizlik hakim kendisini sarma içinde bir kılıç gibi.. İnadına kar yağıyordu cehennem sıcağında ki yüreğime tutmakta zorlandığım göz yaşlarım bile bana hesap soruyordu sanki ne oldu bize diye yüreğim kanıyordu sessizce fırtınalar kopartıyordu yeter diyordu yeter bu kadar elem yeter bu çile…. Olmuyor yüreğim olmuyor isyanlar fayda etmiyor göz yaşlarım boşa akmıyor… Serseri kalbim söz dinlemiyor yalnızlığa mahkum etmiş kendini kimseye güvenmiyor olmuyor yüreğim olmuyor…. Kaçıncı kadehti düşünceler içinde yağan kar tanelerini izleyerek içtiğim bilmiyorum garsonun ablam daldın yine demesiyle kendime geldim.. Gülümsedim ona baktım yüzüne yaşadığı hayatın izleri belliydi gözlerinde.. Herkes şanslı değildi anasından doğarken kimse kaderini kendi çizmiyordu oda isterdi anası olsun babası olsun sevsin okşasın okutsun.. Al işte serseri ya karçiçeği buna da ağlar şimdi... Olmazdı ağlayamazdı onu da üzemezdi bir insana acımak kurşun yarasından daha ağırdı ya öyle bir his verirse ona gözlerim işte vurulmadan ölmem demekti… Hadi oradan dedim getir hesabı vakit geç bana bir taksi çağır diyerek gülümsedim ağlayan kanayan yüreğimle gülümsedim ona anne gibi, abla gibi, kardeş gibi gülümsedim… Ayağa kalktım kar hala yağıyor deniz hala dalgalarıyla boğuşurdu yavaş yavaş çıktım dışarı. Taksi gelinceye kadar karı izledim işte gece ve gündüzün anatomisi sabah olunca takılacak maske tebessümlerle başlayacak hayat yeniden gecenin sessizliğinde bir taksinin camından savrulan kar tanelerini izleyerek gözlerinden akan yaşlarıyla evine doğru giden bir kadın bir karçiçeği …………

Devamını Oku
Hatice Geçkil

Uzun çok uzun yılar geçti aradan
Aldı yanına ansızın bir gün seni yaratan
Tek suçun sevmekti sevgi nedir bilmeyeni candan
Alma mazlumun ahını alma sevenin ahını çekersin aheste aheste gönül

Tek kurşun yetti bırakmadın yaşamı şansa

Devamını Oku
Hatice Geçkil

bir kedi olmak isterdim şöyle pamuk gibi karbeyazı sıcacık bir evde sevgiyle başımı okşayan çocuklar ve anneler olsun isterdim önüme bir kase sütü koyarken başımı okşayıp gözlerime sevgiyle baksınlar isterdim....bir kedi olmak isterdim sokaklarda avare gezen yoldan geçenin başımı okşayıp elindeki ekmeğinden bir parçasını sevgiyle önüme koyup bakarak gözlerime geçmesini isterdim...bir kedi olmak isterdim ruhu bedeni yorulunca yolun karşına geçerken bir araba vursun hiç acı çekmeden ölmek isterdim ne kimeseye verilecek hesabı ne alacak bir hesabı nede ne kimsenin kapısında sevgi dilencicisi olmayı nede kimsenin canını acıtmış olmadan yaşadığı güzel anları hatırlayarak ölmek isterdim...sessizce..acıyan birninin kenara çekmesini sonra bir çöp kamyonunda yada boş bir çukura atılarak orda çürüyüp hesapsızca toparağa karışmayı ve yağan yağmurlara karışıp bu hayatın acısız bitmesini isterdim....ben bir kedi olmak isterdim.....


karçiçeği nazar

bu yazıyı akşam eve gelirken mezarlığın önünde ölmüş bir beyaz kediyle karşılaştım onu tutup mezarlığın boş bir yerine bir çukura attım ve anki ruh halimle beni çok etkiledi sonuçta oda bir candı tek şansı kimseye ne verilecek hesabı nede hayattan alcağı vardı

Devamını Oku