HASRET SANCISI
Dağları aşıp Kâbe’ye varınca,
Hacer'ül Esvete selam verince,
Etrafında Lebbeyk deyip dönünce,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Kâbe’nin etrafı sel gibi insan,
Baktıkça bakmaya doymuyor insan,
Duaya başlayınca dilde lisan,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Yüreklerin biri olmuş bin pare,
Kâbe'dedir bütün dertlere çare,
Dilerim Allah'ım kapansın yare,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Ravzanın önünde titrer yürekler,
Gözlerde yaşlar müminler af bekler,
Ağladıkça kalpte açar çiçekler,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Kuruyan dudaklar zemzemle kanar,
Yanan bu ateş ki ömrümce yanar,
Nefisler aldanır dünyaya kanar,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Safadan Merveye koşarken elele,
Yalın ayak başım açık hervele,
Hacerin hatırası gelir dile,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Bir kere gidince daim özlenir,
Gelenin gidenin yolu gözlenir,
Kâbe'de peygamber yolu izlenir,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Tadını bilemez kimse gitmeden,
Etrafında dönüp tavaf etmeden,
Öyle bir hasret ki başlar bitmeden,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Dönerim Kâbe’yi kalbime alıp,
Arafat dağında hayale dalıp,
Göçeriz dünyadan üç beş gün kalıp,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Ya Şevki sende ibret alır mısın,
Masivayı terk edip gelir misin,
Kal deseler dünyada kalır mısın,
Başlar İçimde bir hasret sancısı.
Şevki Çiftçi
20082025
Kayıt Tarihi : 30.8.2025 11:18:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!