Hasan Taşcı Şiirleri

32

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

1986 Yılında Deniz Astsubayı olarak görev yaptım. 2009 yılında kendi isteğimle emekliye ayrıldım.

Hasan Taşcı


Arefe Günü ....
Hiç kimse gelmese de ..
bir Allah'ın kulu kapımı çalmasa da ..
Ben yine de ocağımı yaktım..
Kor ateşin sıcaklığını hissetmeyi,

Devamını Oku
Hasan Taşcı

Ne isim kalmış aklımda ne de zaman
Anılardan başka yoktur hafızamda baki kalan,
Şu ettikler-imdir beni dertten derde koyan.
Son bir kez olsa da görsem, nur yüzlü elin öpesim geldi.

Uzaktan seyreyler-im dut ağacını,

Devamını Oku
Hasan Taşcı

Kirazların al duvaklara büründüğü,
Kavakların nazlı, nazlı süzüldüğü,
Esen yellerin içimde dolandığı,
Gönüllere şebnem, şebnem damlayan,
Çocukluğumun sultanı, Gölpazarı.

Devamını Oku
Hasan Taşcı


Eğer zaman koymuş ise virgülden sonra bir nokta.
Ceketimizin önünü ilikler,
Sünger çekeriz geçmişte tüm yaşananlara.
Başımızı öne eğer, pupa yelken yol alırız yeni ufuklara.

Devamını Oku
Hasan Taşcı

Çakal saraya han olmuş, sürü buna ram.
Bunu duyan tilki, olmuş mahalleye revan.
Domuza sorsak ne tasa, ne de gam.
Koyun ise can derdinde,
kalmamış yüreğinde hiç derman.....

Devamını Oku
Hasan Taşcı


Girmiş yaşın henüz on beşine,
Kuşanmış yeşil fistanı ince beline,
Takmış al yazmayı narin başına,
Dökülmüş sün öbek, öbek kurşunlu sırtlarına,
Düğün dernek mi kurdun?

Devamını Oku
Hasan Taşcı

Sıcak, ama bir o kadar da sıcak bir Ağustos günü. Akşamdan beri kıvranıp durdum yer döşeğinde. Bir yandan sıcak, bir yandan pire ısırması, öte yandan nenemin yatmadan evvel döşeğe döktüğü DDT (Diklora Difenil Trikloroethan)’nin keskin kokusu. Sanki savaş çıkmış, okumuzu, yayımızı, kılıcımızı ve kalkanımızı hazırlamışız da pirelerle döşekte savaş ederiz gece boyu. DDT ve pire farklı bir öykü konusu, aklıma gelirse paylaşırım sizlerle. Fareler mi? Onları boş verin gitsin. Ciyak, ciyak koşturur dururlar gecenin bir vakti evin hemen, hemen her yerinde.

Bu arada müjdeli bir haber vereyim istedim, sokağımıza cereyan geldi, hem de yattığım oda camının hemen köşesine diktiler koca bir beton direk. Dedem ise hala ısrarcı eve cereyan getirmemekte. Parasızlıktan olsa gerek. Ama boyun eğecek, o da herkes gibi. Artık eski adetler bardak oldu yaşasın yenilik. Yenilik ama çok sonraları anlayacağız ne demek olduğunu, neden bu kadar özlendiklerini eskilerin.

O pencerenin çok hatırası var bende. Tüm yıldızları, dolunayı, küçük ayı, büyük ayıyı dolu, dolu seyrettim yaşadığım onca gecelerde. Öylesine parlaktı ki yıldızlar, bazen sayardım bir, iki, üç olmadı baştan ve uyku gelir yoklardı gözlerimi aniden, dalardım. Sabah alt odadan nenemin; fokudu, fokudu öten tahta mutun tokmağının sesiyle.

Devamını Oku
Hasan Taşcı


Bir kere alıştın mı yalnızlığa,
her kafanı bozana yol verirsin...
Bazen içlenir, bazen dertlenirsin.
Yine yaşamaya devam edersin

Devamını Oku