Oy hey… aman hey…
Giresun Tirebolu
Fınduk ile dolu
Sabah yeli eser da
Getirir yağmur dolu
Heyy dağlar…
Yüce dağlar duman tutmuş başını…
Bir sevdaya düşmüşüm
Yakar içimin ateşini…
Sabah vakti gördüm seni,
Ka-ran-lık ge-ce-ne ben de u-yan-dım —
Ay-nı so-ğuk-lar-da sab-ra da-yan-dım —
Ki-me suç so-ra-yım sus-tum da yan-dım —
Pa-yı-ma dü-şe-ni böl-me-di ha-yaat —
Geç de ol-sa bir gün gü-ler ha-yaat —
Parmak kaldır parmak indir
Hoca der ki: “Bu iş nedir?”
Sorar Adam : “Yük mü bende?”
Hoca güler: “Yok, halk sende.”
Kürsüye çıkar söz döker
Pınarçalı der babaoğlu
Oturur da bilir yolu
Çay gelince aklı gelir
Boş konuşur dolu dolu
Hoppa hayde bre!
Üfle klarneti usta,
Edirne ayakta!
Onun lakabı Refo be ya,
İlyas durur yanı başta,
Görmeden âşık oldum
Gönlüm sana sevdalandı
Bu nasıl bir hâl böyle
Kalbim kalbinle bağlandı
Sabahın ayazında
Titredim kırağında
Yâr düştüm gurbet ele
Yandım ateş bazında
Sabunu koydum legene…
Dert dolandı sineeeme…
Ben canımı vererem…
Kadrimi bilen yâre…
Suya pekmez akıyor,
Batıla inanıp yoldan sapan,
Kaybedenleri söyler Kur’an.
Hak dururken aslı bırakıp
Gölgeye sığınanlar olur hüsran.
Saf din yalnız Allah’ındır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!