Artvin'in Borçka ilçesinde merhaba dedim hayata.
İlk ve orta okul eğitimimi Borçka ve Hopa ilçelerinde tamamladım.Ortaokul eğitimimden sonra devlet parasız yatılı okulları sınavında karadeniz bölge ikinicisi olarak Gümüşhane Mareşal Fevzi Çakmak Anadolu Öğretmen Okulunu kazandım ve eğitimime orada devam ettim.Son yıl buradan ayrılıp İstanbul Pertevniyal Lisesinde lise eğitimimi tamamladım.
1991 yılında geldiğim İstanbul dan üniversite eğitimim için Ankara Üniversitesi Çankırı Meslek Yüksekokulundaki Telekominikasyon bölümüne kayıt yaptırmam dolayısıyla Çankırı ya gitmek üzere ayrıldım.
Üniversite eğitimimin ardından kısa bir süre tekrar Artvin Borçka da ki ailemin yanına döndüm.2001 yılında askerlik hizmetim için Kütahya İline gidişim 15 aylık bir ayrılık demekti benim için.
Askerliğimin bitişiyle birlikte tekrar İstanbul a döndüm ve önce TSE Halkalı İthalat Müdürlüğünde akabinde de TSE Avrupa Yakası İthalat Müdürlüğünde bilirkişi statüsünde yaklaşık 2 yıl çalıştım.
Şuanda İstanbul avrupalı turist çalışan küçük şirin bir hotel in müdürlüğünü yapmaktayım.
Yolu sevgiden geçen insan olduğunu her şartta anımsayabilen,insanları seven herkesle dostum.Din,dil,ırk gibi bir ayıracım yoktur hayatımda.Fakat üstünde yaşadığım bu ülkeyi çok seviyorum demekten her zaman mutlu oldum gurur duydum.
Eserleri
Şiir Kitabı:Dem Vakti Şiirleri
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Anka Kuşu
-
Sevda Yıldız
Tüm YorumlarSayın; Hasan Basri bey,
Şiirleriniz çoğu kalbimin en derin köşesine dokundu; sevgiyi olabildiğince derin, duru, yalın haliyle mısralarınıza nakış gibi işlemişsiniz.
"Kaleminize sağlık."
Saygılarımla.
şiirleriniz çok güzel..size yazılan yorumları okurken beğlivan adlı bir arkadaşın görüşünü aktarmak istedim bende..bencede şiirlerinizi bir kitapta toplamalısınız.