Çiğdem çiçek açar servi gazeli
Bu gün senin günün kömürcü Hasan
Bir mayıstır baharın en güzeli
Yoğurur toprağı çamurcu Hasan
Güneş kadar hakkın vardır yarında
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Emekçi yüreğinize sağlık...
Bütün Hasan'lar mı böyle???
Candan kutluyorum
Umut kardeşim,
çok güzel...
Yüreğine, bileğine sağlık.
Tebrik ve selamlar...
Sende Demici Hasan gibi nakış nakış işlmişsin yüreğine sağlık. Harikaydı.
Sevgilerimle
Mehmet Ali Şahin
Bu gün ben bir şiir bahçesinde nefis bir şölene rastladım. İnan ki bir mevsim yetecek kadar nasip aldım.Kotarıp bu sayfalara taşıyan ellere ve belleğe sağlık demek yeterli olabilir mi? Bilmem ?Bu keskin kaleme selamlar olsun.
çok güzeldi. emeğine sağlık...
Doğum gününüz münasebeti ile
uğradığım sayfanızda
bu güzel çalışmanızla karşılaştım.
tebrikler.
Yaşayacaklarınız
yaşadıklarınızdan
daha renkli
daha hareketli
daha bereketli
geçmesi temennsi ile
doğum gününüzü tebrik ediyor
sağlık mutluluk ve başarı dolu bir ömür
Yüce Rabbimden niyaz ediyorum
Çalıştırdı aç bıraktı gidiler
Kazancını tüm ömrünü yediler
Birde bu Allahsız doymaz dediler
Çalıştı doymadı tamirci Hasan
En can alıcı dörtlüğün.
Aynen katılıyorum kardeşim,
hem çalıştırır hakkını vermezler,
üste de Allah'sız diyerek,
kendi Allah'sızlıklarını gizlerler.
Kutluyor, muhebbetle selamlıyorum.
$aiirin diliyle soylemek en iyisi...
''Güneş kadar hakkın vardır yarında
Çalışan aç dünyanın her yerinde
Hayat senin ellerinin kirinde
Ekmek kadar kutsal hamurcu Hasan ''
yuregine bin selam doooooost.!!
Emek-sermaye çelişkisini unutturup, etnik çelişkileri koydular ön sıraya. Bu, yayılmacılık (emperyalizm) denilen canavarın oyunları bitmez. Bu canavar, uyuyanların tepesinden gitmez bir türlü.
Keşke herkes asıl çelişkinin bilincine varabilse...
Yüreğin susmasın.
harika bir deger verilmiş işçiye...şu zamanda bırakın işcinin kendini vatanı için önemli bir fert saymasını,ona o şekilde bakanı bile yok...yüreğine sağlık.
Bu şiir ile ilgili 15 tane yorum bulunmakta