Ciğierimi yaktın benim
Soğuktan donan çocuk
Yaz gelsin istedim
Vicdan düşsün yüreklere
Gözlerimden yaş gelir
Ecel kapı çalınca bakmaz yaşa, bakmaz gence,
Kabir yolu sarp yokuş, azap var ince ince.
Cehennem çarşısında kurulmuşsa teraziler,
Asıl mesele; nasıl yaşadın ömür bitince?
Bedeni toprak sarar, kalır bir kuru kafa,
Ecel kapı çalınca bakmaz yaşa, bakmaz gence,
Kabir yolu sarp yokuş, azap var ince ince.
Cehennem çarşısında kurulmuşsa teraziler,
Asıl mesele; nasıl yaşadın ömür bitince?
Bedeni toprak sarar, kalır bir kuru kafa,
Son durak mezar taşıdır dostlar
Fani dünya yalan, hepsi boşlar
Yanar yüreğim günahım çoklar
Affeyle günahkâr kulunu Allah’ım
Derdim deryadır, sahili yoktur
Sude vuruldum Kara gözlere
Ay gibi güneş gibi tutuldum bir kere
Hasret kaldım gülüşüne
Kolay değil sudenaz
Sensizlik bana dar gelir
Sükûtun İhaneti
Mazlumun ahı feryat olup Arş’ı titretiyor,
Müslüman ise hâlâ sadece kınamakla yetiniyor.
Zalim, senin bu pısırık hâline bakıp seviniyor;
Duy bu nidayı: Susarsan, siyonistin ortağısın!
Günahım bir dağ gibi çöktü omuzlarıma,
Kalbim darmadağın, ruhum yara bere içinde...
Düştüm... Daraldı yollarım, nefesim kesildi daralarda.
Nefsim en zayıf yerimden, damarımdan vurdu beni;
Tutacak dalım kalmadı, büküldü boynum;
Susarsan siyonistlerin ortağısın
Mazlumun ahı aşrı titretir
Müslüman kınamakla yetinir
Siyonister bu durama sevinir
Susarsan siyonistlerin ortağısın
Uhud’un Aslanı (Hamza’yı Arar)
Resul ağladı, yandı canı,
Uhud’da akıttılar şanlı kanı.
Bırakıp gitti o koca sultanı,
Gözler Uhud’da Hamza’yı arar.
Unuttu ümmet hayayı,
Seçmez oldu haramı.
N’eyleyim sensiz dünyayı?
Düştüm yollara yollara...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!