Gece gece ayartma şu düşleri,
Ecel olsan bak elimden bırakmam.
Al başımdan kerem etmez işleri,
İnce belden kavramadan bırakmam.
Kor dudağın alev alev yaksa da,
Çabuk tut elini kısadır bu dem,
Ayna çatlatmaya ara ver biraz.
Güzellikte kimse denk değil madem,
Ya gel, ya çirkine sıra ver biraz.
Bir esersin dallar meyveye durur,
Bir nihan baharla sürgün verince,
Davetsiz, tehditsiz kuşattı beni.
Somurtkan yüzüme rengin sürünce,
Elvan hülyalara başlattı beni.
.
Heycan kasırgası, gözüne baksam..
Seni çok hırpaladım; yalnızlık affet beni!
Bildim! Bildim! Hasretmiş, eskimeyen tek yeni…
Sükutun nabzını tutup dururken,
Başımı okşayan ele takıldım.
Çisil çisil yağmur cama vururken,
Bir türlü çalmayan tele takıldım.
Ne kadar az geldin ömrümün çoğu?
Bilmedin kadrimi, kıymetimi de
Araya mesafe koyup çekildin.
Seni mekan tutan bir yetimi de
Hayattan, memattan soyup çekildin.
Hislerin ekşidi, görmedi gözün.
Zaman diyorlardı,çabuk geçecek...
Ve yarın mahlukat bütün ölecek...
Ey ceylan, ne yapsan avcın peşinde;
Nereye gizlensen bulunacaksın.
Gündüz hayalinde, gece düşünde,
Ya akşam, ya sabah vurulacaksın!
Derin izler açıp var mı kaçması?
Uzanıp düşlerden çeksen hüznümü,
Seherde güneşin doğması gibi..
Sıcak nefesine sürsem yüzümü,
Şefkâtin zulmeti boğması gibi…
Kupkuru bu sükût, netameli sır!
Dua kalkanını alıp yanına,
Bir başına düştü er meydanına.
Can-ı minnet belli, canlar canına;
Yalnızdır yiğidim, kimse anlamaz..
Huzurda olduğu beş vakit namaz!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!