Uzanıp düşlerden çeksen hüznümü,
Seherde güneşin doğması gibi..
Sıcak nefesine sürsem yüzümü,
Şefkâtin zulmeti boğması gibi…
Kupkuru bu sükût, netameli sır!
Dua kalkanını alıp yanına,
Bir başına düştü er meydanına.
Can-ı minnet belli, canlar canına;
Yalnızdır yiğidim, kimse anlamaz..
Huzurda olduğu beş vakit namaz!
Yar bilmedi kıymetimi,
Mecnun aldı şöhretimi,
Bari sen gör bu yetimi..
Beni yardan etme kader.
El uzatmam ağyarına.
Ben uyuşup kalmışım, yer yerinde duramaz;
Dertler ara vermez de beklediğim aramaz…
El ayak çekildi, gece yarısı,
Yardır sayıklanan, yardır aranan.
Dalsam iki satır bıçak arası!
Yatsam döşeğim taş, uyku kör duman!
Hayat defterimde kara sayfalar,
Feleğin cızdığı yaprak çok bende.
Elde olsa cayır cayır yakarlar,
Yırtacak bir cesaret de yok bende.
Ne güzeller gördüm hain çıktılar.
Dokunsam patlıyor arkadaş bile,
Kimsenin kimseye tahammülü yok!
Şeytana mübahsa her türlü hile,
Dostu diken etti, bir tek gülü yok!
Şeytan bu araya sokmada nifak,
Hibe düştüm aşktan tapulu tarla,
Mahsule gayreti, damla teri yok!
Güzün gelen heves buz kesti karla,
Çer-çöp kaldı elde, taneleri yok!
Nadasa bırakıp, koynunda eli;
Kederlenme be gönül, vatan hainden bıkar;
Mert ol! Üç günlük ömür, Yollar kadere çıkar! ..
Ferhatsiz bırakır mı Şirini şeyda eden?
Vatan aşkı değil mi, toprağı ceyda eden?
Salmayın ayazı kış-kıyamette,
Mehmedler cephede, duyun dağlar hey!
Durulmaz dediler asla zulmette,
Eğilin hürmetle yüce dağlar hey!
Dokunmaz elinden mazluma zarar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!