Sabır alev alev yakar kavurur,
Benim serinliğim dua çeşmesi.
Yalnızlık ufalar, hasret savurur..
Damlayan ümidim dua çeşmesi.
Aklımın başımdan gittiği anlar,
Oğlun gaiblere iman tazeler;
Ruhum sırıl-sıklam, hep üşür anne!
Alnımdan ateşi alamaz yeller;
Başım çok ağrıyor, dua sür anne…
Düşünmez misin der, ısrarla Rabbim!
Başımda çarık saray, hizmetçiler, uşaklar..
Her şeyi getirenler bir tek kefeni saklar…
Düşme sakın düşme, üzülmesem de
Başımın tacıydı, vah, yazık derim.
Kati kararımdan çözülmesem de,
Kahırlar çekemez, pek nazik derim…
Sevincine çile mührü basılsa,
Fırsat mı verirdim ben ayrılığa,
Bilseydim ardından pişman olurum!
Bedel ödetirsin bu dargınlığa,
Ne düzenim kaldı, ne de huzurum.
Bozuldu işleyen hayatın çarkı,
Şehvet panayırı eski caddeler,
Kız nedir, oğlan kim, karma karışık!
Nefis emredince tutuşur eller,
Meleğe küs, şeytanıyla barışık!
Eski elbiseler örtmek içindi,
Gece mum ışığında gölgemi süründürdüm;
Bir nefeste üfleyip, karanlıkta öldürdüm.
Görmez misin dost halimi,
Geçip gider yalnız sene..
Yüklenirsin vebalimi,
Yahu beni eversene.
Sabah akşam uyunmuyor,
Gazel Düştü!..
Hayat bahar gibiydi, pek çabuk güze düştü;
Ömür bitmez sanırdım, ihtimâl yüze düştü!
Yıllar eksiltmiş beni, her şer biraz azaltmış;
Biz yokuş tırmanırken yol bilen düze düştü.
Defter arasında saçından kıllar,
Onu unuturken aklımı çeldi.
Kopup kopup gitmiş kıl gibi yıllar,
Hatırla emriyle geriye geldi.
Fena mı unutmak yârlı maziyi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!