2 Haziran 2010 yılında Denizli'de Tekden Hastanesinde hayata gözlerimi açtım. İlkokulu Denizli/Pamukkale Müftü Ahmet Hulusi İlkokulu'nda okudum. Daha sonra, bendeki şairane ruhu ve sahne sevgisini ortaya çıkaran, Denizli/Pamukkale İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam-hatip Ortaokulu'na yazıldım. Buradaki ilk eğitim-öğretim yılım pandemi dolayısıyla uzaktan işlendi. Daha sonra 6. sınıfa geldiğimde, sahneye ilk tiyatro dalında, "Kınalı Hasan" oyununda; Kınalı Hasan'ın Komutanı olarak sahne aldım. Bununla beraber 7. sınıfta okulumuzun değerli korosuna katıldım ve burada assolist olma yolunda ilk adımımı attım. Ortaokul sona (8. sınıfa) geldiğimde ise hem assolistliği hem de koro yöneticiliğini aldım. 29 Ekim 2023 tarihinde, ilk defa Pamukkale Kültür Merkezi'nde koro ile performans sergiledik. Bunların ardından eksik kalan derslerim nedeni ile LGS sınavından düşük bir not alıp, Orhan Abalıoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin yolunu tuttum. Buraya ait olduğumu hissetmiyordum, fakat çok değerli insanlar ile tanıştım. Burada 29 Ekim 2024 tarihinde tüm okula bir şiir okudum. İşte, her şey burada başlamıştı...
Burada geçen 1 eğitim-öğretim dönemi üzerine, kalan yarım dönemi geçirmek için Kazım Kaynak Anadolu Lisesi'ne nakloldum. Bu nakil, benim hayatımdaki açık bir dönüm noktasıydı. Burada çok değerli öğretmenler ile tanıştım, ve onların önderliğinde "Şiir Yorumculuğu"'na başladım.
İlk yarışmam, Denizli Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube'mizin düzenlemiş olduğu, "Şiir Gibi 180 Yıl" ezberden şiir okuma yarışmasıydı. Direkt çeyrek final turları ile başlayan yarışmada, Arif Nihal Atsız'ın "Bayrak" şiiri ile final turlarına katılacak 10 kişiden biri olmaya hak kazandım. Final günü gelip çattığında, Pamukkale Kültür Merkezi Mehmet Gazi Salonu'nda performans sergiledim, ve yarışmanın 4'üncüsü olarak bu yarışmayı geride bıraktım. Fakat hırslıydım. Tekrar hazırlandım ve GSB'nin düzenlemiş olduğu Kültür ve Sanat Yarışmaları'na şiir okuma kategorisine katıldım, ve buradan Denizli 1'si olarak ayrıldım. Şimdi ise, seneye düzenlenecek olan bölge turlarında, Aydın ilimizde Denizli'yi temsil etmek için hazırlanmaya devam ediyorum.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!