Yâ ilahel alemin bizi düşürme dara
“İsteyen yok mu diyen” bağışla yüzüm kara
Sana sığınıyorum rahmeti bol Allah’ım
Çaresizler çâresi hâşa sensiz ne çâre
Yerin göğün sahibi senden başka kimim var
Gazabından kahrından bizi uzak eyle yâr
Biz memluküz Sen Mâlik şefkati bol Allah’ım
Sen Erhamerrahimin biz çaresiz günahkâr
Sana açtım elimi, "Rabbena atina" der
"Ya Mukallibel Kulub" kalbimi aşkınla ser
Tövbelerim kabul et, ey lütufkâr Allah’ım
Dualar takdirindir, lütfeylersen dert biter
Sen her şeye kadirsin ümmeti Kerbeladan
Koru Allah’ım bizi kazadan her beladan
Hâlik’im sığınağım himmeti bol Allah’ım
Bizi mahcup eyleme sensin bizi yaratan
Kayıt Tarihi : 2.02.2017 15:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Acziyetten Merhamete İnsana sessizlik çökünce, ruh kendisinden bile korkar hale gelir. Dünya ne kadar genişlerse genişlesin, kulun tutunacak dalı, kaçacak yeri kalmadığında atacağı adımlar küçülür, omuzlarındaki yük ağırlaşır. Kalbin en kırılgan anı, kendi çaresizliğiyle yüzleştiği andır. İşte tam o noktada, mahcubiyete rağmen sırtını yaslayabileceği tek bir hakikat kalır: Mülkün asıl sahibinin sonsuz merhameti. Mahcubiyet ve cürümler nefesi kesse de, kapının cömertliğini bilmek insana yeniden nefes aldırır. Çaresizlik, çarenin kaynağını hatırlattığı müddetçe bir kayıp değil, vuslatın ilk adımıdır. Avuçları göğe açıp en derin acziyetle sığınmak... Ne kadar düşerse düşsün, ne kadar incinirse incinsin insan; kendini yaratanın şefkatine rahmetine teslim olduğu an düştüğü yerden kalkar, yeniden zulmetten selamete çıkar.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!