Hayatımızda öyle anlar vardır ki, ne yaparsak yapalım, ne kadar çırpınırsak çırpınalım, kendimizi bir türlü ifade edemeyiz ''canım'' dediğimiz kişiye...
Anlatırız anlatırız, ya anlamak istemez ya da gerçekten anlamaz.
Ön yargıları, yersiz kıskançlıkları ve güvensizliği, iyileşmesi mümkün olmayan derin yaralar açar yüreğimizde. İşte o anda ruhen çöküntüye uğrar, büyük bir yıkım yaşarız iç alemimizde.
İster istemez kendimizi, hayatın dönüm noktasında bulur ve karar verme anının kaçınılmaz olduğunu hissederiz. İçimiz burkula burkula, canımız yana yana kestirip atarız onca emek verdiğimiz, çaba sarf ettiğimiz ilişkimizi.
Aşk öyle bir illettir ki, uğrarsa
gönül köşküne
Yerle yeksan eder seni, harabeye
çevirir yüreğini.
Feleğin şaşar, cehennem
gömleğini giyersin.
Zehir zemberek içimi yakan
Hasretiyle yüreğimi kanatan
Gecelerime kabus gibi çöken
Hayallerimi darağacında sallandıran
Ey adına aşk denilen zakkum.
Bütün özlemler yüreğimde
Gidiyorum artık mahşere
Bu evde kızılca kıyamet kopuyor
Cinayet işlendi dün gece.
Ruhum uçuyor gökyüzünde
Sevdiğini söylemeden
Sevgi olmaz
Aşk yürek işidir
Aramakla bulunmaz.
Bir anlık cin çarpması gibidir aşk
Yılların eritemediği ruh güzelliğinde
Anıların hüznü var
Yılgın zamanlar yansıyor gözlerine
Her gün batımı eksiliyor nefesler.
Zaman su gibi akıp giderken
Yalpa yalpa yürüdüm
Issız yollarda
Üşüdüm
Ayaz vurgununda
Yıkık dökük her yer
Her fırsatta anıyoruz
Geçmişin buruk acılarını
Yüreğimizin derinlerinde duruyor
Halâ sancıları.
Mutluluk içinde sürdürürken hayatı
Kanıksadık acıları
Yakmıyor artık
Eskisi gibi canımızı
Gidenler
Yakıp yıkıp gittiler
Unutmalara sığındım her demde
Başaramadım sayende
Yaşarken öldürdü hicran acısı beni
Yalnızlık sızısı dayanılmaz oldu içimde.
23 Aralık 2013




-
Mustafa Yılmaz
Tüm YorumlarSağlıkla geçecek uzun yıllar dilerim.
Mustafa yılmaz