Kara tahta başında ders veriyordum
Ahmet yine ateşlenip gelmemişti o gün
Zeynep’in karnı ağrıdığı için ilaç vermiştim
Şehirden yeni harita almıştım,
Birde çocuklar için boya kalemi.
Okuyamadığım gazeteler yatağımın baş ucunda...
Aklımda ve düşlerimde öğrencilerim,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta