akşamın mührü iner dağlara bir anda
hayat avucumda çatlayan ince uzdur
künyeye gâm yazılır suskun yıllara
toprak altında bütün adlar aynı olur
seher yelinde köz aşk saklanır
ah şu nefes, iki kapı arasında
insan sarp yolda kendin bulur
gönül içten içe yanınca açılır
nehirde oynayan çakıl bilir suyun dilini
dağ, bilir akşamın yüküyle kendi içini
kibirle kirletme sakın pak temiz canı
bir bakış, bin sureti tuzla buz eder
nefiste dibi görünmeyen bir derinliktir
her dilek ardında düğümlü sırlar uzar
gönül, karanlık sandığı hakikati tanır
kaç eski niyaz dua izini içinde taşır
gönül kırılınca gözün şıkları söner
candan bir gülüş paslı zincir çözer
dili diken etme, söz büyük mânâdır
kimi yaralar, kimi yaraya ilaç olur
kendine bilmeyen alemi suçlar
insan kalbi yüzünden seçilmez
gönlüne bakmadan yola çıkılmaz
nefsini bilen yenilginin dilini çözer
öfkeni kor gibi bağrında besleme
külü önce ciğerinin gözlerine dolar
iyilik taş çağlarında yol bulan sudur
bir damla değince çölde can yeşerir
can ateşten gömlek giyip öze varır
her an kalbinde hakkın sesini duyar
kendi gecesinde gönül hakikate erer
alemin kabuğundan seher filizlenir
Kayıt Tarihi : 17.09.2026 22:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!