Korkuyorum ölmekten
Denize giremiyorum
Boğulmamak için
Uçamıyorum havada
Düşmemek için
Elimi ateşe tutamıyorum
Alçak olan yataktır aslında
Sırtını dayadığın yer dostundur
Bıçak dediğin mutfaktadır
Bizim köye namus lazım...
Şimdi anlıyorum neden kanatlı olduklarını
Meleklerin
Özgürlük isterken yansıtmışız
Kuşların uçuşlarını
Sahi neydi bizim isteklerimiz
Üstün olma arayışı değil mi
Bir kulübede zincire bağlı köpek
Ve yanlarında kınalı güvercinler
Ardından köpek havlıyordu
Sanki birisi yaralamış gibi
Özgürce uçan kuşları görünce
Sonra kuşlar uçup gittiler
Eskiden Aysel'lere,Leyla'lara şiir yazardık
Şimdi Sudenur'lar,Beyza'lar çıktı
Ne duygusuz değil mi bu isimler
Ne dağı delen mecnun kaldı
Ne de bizim bakkal Ahmet abi
Biliyorum seni sevmek sözlere dökülmez
Biliyorum sana bir fiske bile vurulmaz
Çünkü yine biliyorum ki
Sözüm de olsa can acıtır
Duygusuz yağan yağmur gibi olmak istemem
Bakıyorum şöyle bir gecenin karanlığına
Veriyorum kulağımı sessizlerin çığlığına
Yanan ateş etrafında oynayanlar
Ve karnı bu soğukta guruldayanlar
Sabah açıyorum gözlerimi güneşli güne
Çay,o gerçeği görse utanır
Yerinden çıkmaz toprakta kalır
Hele buğday bu kadar aç varken
Çıkarır mı sanıyorsunuz tanelerini
Ya çocuklar doğar mıydılar hayata
Dünya bu kadar kötüyken...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!