Haziran yirmibeşte, ciğerlerimiz yandı
Ağaçlar feryat figan, ağlayan birer candı
Gözümüzden damlayan, yaş yerine hep kandı
İzmirime göz diken, hain gözler utansın.
İkindi ezanında, yeni kıvılcım çıktı
Rüzgar koru harladı, tüm ormanı da yaktı
Beyobası sırtları, yanan ormana baktı
Yeşile kibrit çakan, hain eller utansın.
Nevşehir Avanosum, karanlığa gark oldu
Üç saatin içinde, canlı cansız hep soldu
Hane halkı biçare, gözlerimiz yaş doldu
İmara taraf çıkan, hain diller utansın.
Cayır cayır alevler, her yer mahşere döndü
Umuda kanat açan, hayallerimiz söndü
Ormana giren zalim, bir yalan söze kandı
Evlerimizi yakan, hain dallar utansın.
Alev geçit vermedi, dört bir yanımı sardı
Araçlar hep sıkıştı, patikalar çok dardı
Sağ tarafım çağlayan, sol tarafım hep yardı
Bölücülüğe çıkan, hain yollar utansın.
Silvanımda ki yangın, gece ayaza kaldı
Alevler ateş oldu, canlı ne varsa aldı
Çaresiz Sarıoğlan, yangın yerine daldı
Birliğimizi yıkan, hain döller utansın.
Kayıt Tarihi : 29.8.2025 22:57:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
25 Haziranda başlayıp, 12 Ağustosa kadar Yurdumuzun dört bir yanında çıkan yangınlarda çok canımız yandı... Ciğerlerimiz tükendi... Yangını söndürmek uğruna Şehitlerimiz ve gazilerimiz oldu... Şehitlerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyorum. Yeşile el uzatan ve uzatılmasına vesile olan hainler...Boşa uğraşıyorsunuz...Bu ülkeyi Yakamazsınız...Yıkamazsınız...Bu böyle biline.. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!