Hafakan Şiiri - Mehmet Osmanoğlu

Mehmet Osmanoğlu
20

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Hafakan

gün geceye sarılıp sessizce uyuyunca
depreşir sızıların gün kurusu suçlardan
yoldaşlık eder sana ıssızlığın boyunca
çıkıp gelen bir yangın şu kızıl yamaçlardan

bir dehşet kanatlanır içinde birdenbire
sükûtun çığlığından kuş gibi ürperirsin
koyulursun sessizce bilinmez bir sefere
çapraşık kaygıların kıskacında erirsin

yol uzun, yükün ağır, geçitte haramiler
ne mümkün firar etmek kuşkulu gölgelerden
bir bir demir almakta güvendiğin gemiler
yanıp sönen bir umut göz kırpsa da ilerden

her ne yana bakınsan bir heyula gölgesi
tenini tırmalarken demir tırnaklarıyla
çınlar kulaklarında hayaletlerin sesi
bu şehir ürkütüyor metruk sokaklarıyla

karanlık perde perde derinleşir kuytuda
devrilip bir köşeye biraz nefeslenirsin
tüm eşya esrârengiz, netâmeli, uykuda
şu önünde seğirten serâba seslenirsin

sanrılarla örülü muhayyile gayyası
düşer kanatlarına zehrini zerkederek
tepişir üzerinde son nefes muamması
büyür hafakanların sol yanında giderek

hüzünler kan emerken yılgın gülüşlerinden
bir ilmek sarmalanır nefesinin boynuna
devrik hülyâlar geçer sancılı düşlerinden
bırakırsın kendini vehimlerin koynuna

dilinde, damağında burkuntulu saatler
köz olur bedeninde şu nedamet hırkası
içinde alacalı, şüpheli cinayetler
teninde ra'şelerin çekilmez fiyakası

titrer bakışlarında bulanan bir seğirtme
son sözün fısıldanır belki kulaklarına
savrularak zamanın dehlizlerinde yitme
bütün ömrün dolanır şimdi ayaklarına.

Mehmet Osmanoğlu
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 09:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!