gün geceye sarılıp sessizce uyuyunca
depreşir sızıların gün kurusu suçlardan
yoldaşlık eder sana ıssızlığın boyunca
çıkıp gelen bir yangın şu kızıl yamaçlardan
bir dehşet kanatlanır içinde birdenbire
sükûtun çığlığından kuş gibi ürperirsin
koyulursun sessizce bilinmez bir sefere
çapraşık kaygıların kıskacında erirsin
yol uzun, yükün ağır, geçitte haramiler
ne mümkün firar etmek kuşkulu gölgelerden
bir bir demir almakta güvendiğin gemiler
yanıp sönen bir umut göz kırpsa da ilerden
her ne yana bakınsan bir heyula gölgesi
tenini tırmalarken demir tırnaklarıyla
çınlar kulaklarında hayaletlerin sesi
bu şehir ürkütüyor metruk sokaklarıyla
karanlık perde perde derinleşir kuytuda
devrilip bir köşeye biraz nefeslenirsin
tüm eşya esrârengiz, netâmeli, uykuda
şu önünde seğirten serâba seslenirsin
sanrılarla örülü muhayyile gayyası
düşer kanatlarına zehrini zerkederek
tepişir üzerinde son nefes muamması
büyür hafakanların sol yanında giderek
hüzünler kan emerken yılgın gülüşlerinden
bir ilmek sarmalanır nefesinin boynuna
devrik hülyâlar geçer sancılı düşlerinden
bırakırsın kendini vehimlerin koynuna
dilinde, damağında burkuntulu saatler
köz olur bedeninde şu nedamet hırkası
içinde alacalı, şüpheli cinayetler
teninde ra'şelerin çekilmez fiyakası
titrer bakışlarında bulanan bir seğirtme
son sözün fısıldanır belki kulaklarına
savrularak zamanın dehlizlerinde yitme
bütün ömrün dolanır şimdi ayaklarına.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 09:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!