Tolga fakültenin koridorunda hızlı hızlı koşuyordu. Sınava geç kalmıştı. Tam amfiye girecekken, acelecilik ve dikkatsizliğiyle koridordaki kalabalığa çarptı. Bu çarpmanın etkisiyle Tülin’in elindeki kitaplar koridora yayıldı. Tolga eğildi, utanarak, sıkılarak kitapları yerden topladı. Doğrulurken Tülin’e göz göze geldiler. Kısa bir an uzun bir asır gibi oldu.
—Affedersiniz, kusuruma bakmayınız, tamamen benim dikkatsizliğim, sınava geç kalmıştımda,
Bu arada Tolga Tülin’in gözlerindeki acıma hissiyle karışık masumiyeti gördü. Tülin’de Tolga’nın gözlerinde yaşama sevincini, sevgiyi gördü. Bir anda sınavı unuttular. Dünyaları bir hoş oldu. Uyarılar üzerine sınava girdiler. Tülin’de ayni amfide sınava girdi.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta