ve bir zaman sonra
olur da bir gün sorarsanız
güzeldi derim
anlatırım
karlı bir kış sabahı
perdesini aralarken göz göze geldiğim komşumun yüzünün
nasıl da yeni açan bir çiçek gibi parladığını
buğulu camlar ardına her ne saklarsa saklasın
nasıl da ışık saçtığını anlatırım.
ve yanan şöminenin etrafına toplanıp
yudumlarken sütlü çaylarımızı
yayılırken odaya karanfille tarçın kokuları
eski fotoğraflara bakıp
nasıl da yâd ettiğimizi
gözlerimizde biriken damlaları saklamak için
nasıl da kaçamak bakışlar attığımızdan söz ederim.
yetmişli yaşlarındaki bu arkadaşımın omzuna yaslanıp
yılların verdiği o yükü nasıl hissettiğimi de.
ve sonra
evlerimize kapandığımız bu karantina günlerinde
sevdiklerimizi bilgisayar karşısında
nasıl da sonsuzluğa uğradığımızdan
yanarken bedenleri krematoryumlarda
en sevdikleri şarkıları
ekrana yansıyan kiliseden nasıl dinlediğimizi
anılarımızı nasıl da bir bir hatırladığımızı
ve her birinin nasıl da canımızı yaktığını anlatırım
aylarımızın günlere
günlerimizin de saatlere nasıl da sıkışıp kaldığını
büyüdükçe küçüldüğümüzü
kapandıkça birbirimize bağlandığımızı
masumlaştığımızı
günah çıkarttığımızı
birbirimizi hiç olmadığı kadar sarıp sarmaladığımızı da belki
ve bir zaman sonra
olur da bir gün sorarsanız
güzeldi derim
anlatırım
Vera Noyan
Kayıt Tarihi : 17.2.2026 17:18:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dublin’in karlı sessizliğinde, yaşamın bir bilgisayar ekranına, vedaların ise dijital frekanslara hapsolduğu o "ara zamanın" öyküsüdür bu. Ölümün ve izolasyonun soğuk nefesine karşı; tarçın kokulu bir odada tutulan yasın, paylaşılan bir omuzun ve insan ruhunun en dar alanda bile nasıl genişleyebildiğinin tanıklığıdır. Bu şiir, acının içindeki zarafeti seçenlerin "Güzeldi" diyebilme cesaretidir...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!