Yatıyordu
Bahçe köşesinde,
Kanatlarını yaymıştı toprağa
Sere serpe.
Bir mısır tanesiyle besleyebilseydim seni,
Ah, bir yudum
Su içirebilseydim...
Tarlamızdaki mısırlar koçana erdi,
Bulutlar göğe çekildi, toprak kurudu;
Sen düştün toprağa.
Bir damla yağmuru esirgedi
Cimri bulutlar.
Sıcak diyarlara gittin,
Soğuk yerlerden geçtin.
Erittin buz dağlarının garezini;
Gördün bacalarından duman duman
Tüten ocakları.
İnsanlar gördün asık suratlı, kaşları çatık;
Sen onlara gülümsedin.
Yazık, yazık, çok yazık!
Onlar seni umursamadılar;
Yaşadılar dünyada,
Şehirlerde,Evlerinde...
Sahte mutlulukların sultan olduğu yıllardan
Geçtiler bir merdiven misali,
Ağır ağır;
Bir ölüden farksız olduklarını bilmeden.
Kaç mevsimler gördün,
Kaç bahar uçtun gür ormanların üzerinde?
Bir çam edasıyla süzüldün,
Bir çınar efkârıyla üzüldün.
Kanatlarına değdi kırık dalların burukluğu;
Ağıtlar yaktın
Kâinatın delişmen sessizliğine direnerek.
Ağaçlar evin oldu.
Karlar gördün, lapa lapa karları;
Bir mezar taşı kadar,
Suskun ve donuk bakan.
Zemherileri geçtin, bütün dünya dondu;
Şehirler, evler teslim oldu
Ayağındaki o minnacık kar tanesine.
Sana değmedi karların soğuğu,
İncinmedin, üşümedin;
Elimi karakışa verdim
Seni ısıtsın diye.
Çocuklar...Çocuklar ağladı
Seni sevebilmek hasretiyle.
Okulumuzun gazetesine resmini astık,
Karşı duvar bile imrendi
"Benim ol, benim ol" diye.
Hayır!"Ben minik, günahsız, kirsiz
Çocukların kalplerinde olurum" dedin.
Her teneffüste bakışlarımızla seni süzdük;
Biz sana hasretten
Eğdik başımızı;
Bir damlaya bin damla katarak,
Ağladık, ağladık.
Biz senin olamadık,
Sen de bizim...
Biliyorum,
Artıkuçamayacaksın
Pürneşe
Göklerde.Uzaklara gidemeyeceksin
Geri dönmek ümidiyle."
"Uyan" demeyeceğim sana;Uyu, sevgili güvercin.
Pencereleri göremeyeceksin,
Kuşların konduğu o eski evlerin.
Susuverecek sokaklar hissizce.
Yalnızlığın senfonisini çalacak rüzgâr;
Sokak lambaları seni hatırlayacak.
Yıldızlar düşmeyecek kanatlarına,
Ay gülümseyemeyecek mercan gözlerine.
Kimseler,hiç kimse umut olmayacak bir sokakta.
Kızacaksın üstündeki gökyüzüne,
Dökeceksin gözyaşı sessizce;
Masum kuşlara yoldaş olmayacaksın.
Biliyorum;Göremeyeceğim
Pervazlara konduğunu,
Şadırvanlarda gezdiğini
Bir o yana, bir bu yana;
İşvene imrenmeyecek genç kızlar.
Biliyorum;
Minarelerden
Kuşlar uçmayacak artık seninle,
Bir buruk vedayı bile çok görecek
Sokaktaki o soğuk merdivenler.
Bugün dünden miras,gene yarın olacak.
Ben yine uyanacağım bir sabaha daha,
Çıkacağım kırlara tek başıma.
Seyredeceğim güneşin canhıraş doğuşunu,
Göreceğim
Toprağın sıcakla yandığını.
Güller bülbülleri çağıracak,
Sevenler sevilenlere şiirler yazacak,
Asker mektupları gelecek cepheden;
Dünyaya çiçekli baharlar gelecek,
Sen sevgili kuş!
Burada olmayacaksın.
"Her vicdanlı insan bir güvercin masumiyeti barındırır."
Serhat Aygün Tüfekçi
Serhat Aygün Tüfekçi
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 22:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!