Erzurum Narman Çimenli köyü doğumlu olup aslen Gürcistan borçalı Terekeme karapapak türlerindendir. Ayvazoğlu mahlası köyde ki kabilelerine verilen Ayvazogullari isminden gelmektedir. İlkokul yıllarında türkü söylemeye başlayarak orta okul yıllarında bağlama çalmaya başlamıştır . Erzurum da bir çok kahvehanelerde halk ozanları ile çalıp söyleyen Gürsel Ceylan lise yi bitirdikten sonra askerlik görevini yaparak Bursa ve İstanbul da bir çok ünlü isimlerle program yaparak bağlama çalıp okumuştur . Uluslararası bestekar aranjör yazar gitar virtiyozu Hasan Cihat Örter in öğrencisidir . Müzik piyasasında ki kirliliğe onda hocası gibi kızarak yaklaşık on yıl müziği bırakıp yeniden başlamıştır . İyi derecede bağlama çalıp deyiş semah ve kahramanlık türküleri okumaktadır . Erzurum büyükşehir belediyesinden güvenlik görevlisi olarak çalıştığı sırada istifa ederek Suudi Arabistan ve Ukrayna da işçi olarak çalıştıktan sonra emekli olup köyünde tarım ve hayvancılık mesleğine devam etmektedir .
Eserleri
Kırık kolum kanadım .
Abdullah çatlı ya ağıt
ülkücü bebek
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!