Bilmem gurbet bizi neden çağırır
Niçin bu takvimdeki çizikler
Alnımıza kara çalan eller
Niçin bizden bir parça taşır
Külle sıvanmış duvarlarında memleketin
Cılız giysiler gibi sallanıyor
Haykırdığımız cümlenin partikülleri
Okşarsa toprağı kavruk rüzgar
Irmaklar gibi çağlıyor saçlarımız
Sana koyan tahtası değil şu idam sehpasının
O sehpayı yapan ustadan da razısın
Ağacı kesen oduncudan, kesilen odundan da hatta
Yalnız seni
Ürkütüyor idam sehpan itildiğinde
Tahtanın düşünce parçalanan kısmının
Vebalini ödemek
Ölümün incitir diye
Marangozu
Oduncuyu
Odunu
Sen ölümden de tiksiniyorsun
Biraz sonra duracak kalbin
Ebedi yaşamdan da razı değil
Sen daha ölmeden
Varmadan ebediyete
Ebediyyen ölüyorsun
23.09.2026 15.09
Emir TaşovaKayıt Tarihi : 30.09.2026 02:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!