Önce nefsime itâp, sonra gayra hitâp,*
Gafil olan ne bilir, gül bitirir türâp,*
**
Arif olan ki anlar, gerek yok tarife,*
Beşikten kabre ilim, can muhtaç marife.*
**
Selamünaleyküm dost, iki bin on sene,*
On iki Ağustos. can Oruç iki yine.*
**
“Evet”, Ramazan geldi, her günü gül ikram,*.
“Evet”, Oruç Hak için, eyle gül ihtiram.*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Yirmi iki ekim güz, Cuma'sı Nur yine.*
**
Her hafta ayrı Cemal, her anı ayrı gül,*
İdrak edenler mutlu, huzur bulur gönül.*
**
Otuz mayıs gül Pazar, iki bin on gülü
Selamünaleyküm gül, ağlatma bülbülü,*
**
İlhamı Hak'tan bil can, cevabı gül olur,*
Bakarsın bülbül şakır, esbabı gül olur,*
Kelam gülistan gezer, esvabı gül olur,*
Şehitler onar onar, bir daha, bir daha,*
Yasa boğuldu ülkem, kan gölü yurt saha.*
**
Analar er doğurur, şer tuzaklar döşer,*
Bu ne hain tipidir, savrulur gül beşer.*
On dört Haziran gülüm, iki bin on sene,*
Selamünaleyküm can, Pazartesi yine.*
**
Göçmen kuşlar gibiydi, her biri farklı renk,*
Eyvah konup göçtüler, tatları bal ahenk,*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Yirmi yedi güz Ekim, Çarşamba hoş yine.*
**
Baharı gül, yaz bülbül, sonbahar, kışı hoş,*
Her mevsimde ayrı tat, gözlerde yaşı coş.*
**
Latife, latif gerek,*
Arife, zarif gerek,*
Marife, tarif gerek,*
Refika, refik gerek.*
**
Gül hecen afif gerek,*
**
Merak etme, örtecek bir gün kara toprak,*
Uçuşacak üstünde, sararmış çok yaprak.*
**
Ama üşürmüsün, yanarmısın bilinmez? *
Öyle yer ki kabir, bir gurbet, gidip gelinmez.*
Selamünaleyküm can, İki bin on sene,*
Yirmi altı haziran, Cumartesi yine.*
**
“İnsanlar zulmeder kader adalet eder,*
Alma mazlum ahını, ahiri pek keder.*
**




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!