Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
On dört Kasım gül Pazar, şen ola her hane.*
**
Kurban bayramı yakın, kimsi şen şakrak,*
Vatan için kurban çok, göz ağlar, öz kurak.*
**
Selamünaleyküm can, yıl iki bin on bir,*
Yirmi altı Nisan Salı, bal söz hoş tabir.*
**
Devlet ateşten gömlek, idare dar gelir,*
Siyaset dikenli yol, bin pare nâr gelir.*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene
On dokuz Aralık kış, Pazar’a gel yine.*
**
Sermayem söz sergisi, laf-ü güzaf değil,*
Kelam yürekte pişer, boş def ve gaf değil.*
**
Selamünaleyküm dost, yıl iki bin on bir,
On yedi Eylül Cumartesi, bak son kabir.
Hoşgörü ne güzel huy, hem yumuşak tavır,
Derviş gönülsüz gerek, ermişe kâr sabır.
Selamünaleyküm can, iki bin on biri,*
Üç Ocak Pazartesi, sil gönülden kiri.*
**
Hem bir hafta başı, hem yeni bir sene,*
Bismillah deyip başla, hayır gelir yine.*
**
Bir kuşumuz vardı Rıfkı
Bülbül emsaliydi tıpkı
Yemyeşil boynunda atkı,*
Bir iri kuş onu ezdi,*
**
Rıfkı’cım sizlere ömür,*
Aytül’den kalktı tül, huzura erdi can,*
Elif misali ay, Hak Nur’a serdi can.*
**
Hak Rahmet eyleye, manevi şehit O’,*
Günahı af ola, semavi şahit O’.*
**
Edip kantara gelmez, ölçünü huy bele,*
Yaşarız izzet ile, telli kom duy hele.*
**
Taltifi geri verdik, bilgiye saygı yok,*
Tarihi geçmiş netbuk, pazarda nesli yok.*
**
Selamünaleyküm can, yıl iki bin on bir,*
İki Mayıs Pazartesi, hoş deyiş mehir.*
**
Söz var, barış getirir, söz var savaş gibi,*
Söz var, kalbi zehirler, söz var masum sabi.*
**
**
İstanbul rüyâ şehir, Nebi müjdesi diyâr,
İstanbul hülya şehir, kalbin güftesi gül yâr.
**
İstanbul soylu şehir, geçmişin binler yıl var,
Her ırk seni istemiş, gönüller sevdana dar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!