Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Sekiz Aralık gülüm, Çarşamba hoş yine.*
**
Ya göz âma, engel var, ya el ve ayaksız,*
Engelli ya bir âza, sakat ki kıyaksız.*
**
**
Yirmi dört Nisan gülüm, iki bin on sene,*
Selamünaleyküm can, Cumartesi loş yine.*
**
Sonunda yok olmak mı, yaratıldık niçin? *
Toprak yer gül bedeni, bu masraf ne için? *
Selamünaleyküm dost, iki bin on sene,*
Yirmi bir Ekim güzün, gül perşembe yine.*
**
Geceler pek uzar ya, kısalan gün geçer,*
Sonbahar kışa yürür, sıralı can göçer.*
**
On Haziran Perşembe, iki bin on sene,*
Selamünaleyküm can, şairce coş yine.*
**
Şiir sözün ahengi, kelamda gül koku,*
Şiirde bülbül şakır, ipeksi tül doku.*
**
Bir kuşumuz vardı Rıfkı
Bülbül emsaliydi tıpkı
Yemyeşil boynunda atkı,*
Bir iri kuş onu ezdi,*
**
Rıfkı’cım sizlere ömür,*
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Yirmi yedi eylül dost, Pazartesi yine.*
**
Kalbin Beyt-i Hûdâ'dır, dil ola hep zakir,*
Her duyu tavaf etsin, dil ola hep şakir,*
**
Aytül’den kalktı tül, huzura erdi can,*
Elif misali ay, Hak Nur’a serdi can.*
**
Hak Rahmet eyleye, manevi şehit O’,*
Günahı af ola, semavi şahit O’.*
**
Edip kantara gelmez, ölçünü huy bele,*
Yaşarız izzet ile, telli kom duy hele.*
**
Taltifi geri verdik, bilgiye saygı yok,*
Tarihi geçmiş netbuk, pazarda nesli yok.*
**
Selamünaleyküm can, yıl iki bin on bir,*
İki Mayıs Pazartesi, hoş deyiş mehir.*
**
Söz var, barış getirir, söz var savaş gibi,*
Söz var, kalbi zehirler, söz var masum sabi.*
**
**
İstanbul rüyâ şehir, Nebi müjdesi diyâr,
İstanbul hülya şehir, kalbin güftesi gül yâr.
**
İstanbul soylu şehir, geçmişin binler yıl var,
Her ırk seni istemiş, gönüller sevdana dar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!