Dağ güneşinde
ince bir fidan gibi
boy verdim, büyüdüm.
Yeşil yamaçlarda
yabani çiçek kokuları
içime dolarken
rüzgârla koştum,
rüzgârla karıştım,
sessizliğe aktım.
Çocukluk sabahları…
rüzgâr,
çimen kokusunu,
nemli toprağın buğusunu
göğe savururken
derin derin nefes aldım;
nefes aldıkça
dağlar kalbimde açıldı.
Dere sesi tenime konardı;
tıpkı elini akıntıya daldırınca
suyun serin dokunuşunu
yüreğinde duymak gibi.
Bahar geldiğinde
ışık, zirveden
yumuşak yumuşak
yamaçlara süzülürdü;
ışık inerken
her şey yeniden filizlenirdi.
Baharda
dağlarda olmazsam
nefesim daralır;
bir şey
ansızın değil,
yavaş yavaş
sönmeye başlar.
Her sönüş
sessiz bir vedadır;
doğaya karışan
ince bir fısıltı,
dağlarda kaybolan
hafif bir çocukluk izi.
Neden uzaklaştık?
Neden unuttun bizi?
Kayıt Tarihi : 27.2.2026 23:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!