Gülün endamı sır, bülbüle çile.
Rengi, kokusu, nektar, tamamı hile.
İnce ince yağan yağmura bile
Bakar, efkarlanır, ağlar gözlerim.
Mutluluk yâdımda, sanki dert gibi.
Taşlaşmış yüreğim, taştan sert gibi.
Elmanın içinde vahşi kurt gibi
Oyar, efkarlanır, ağlar gözlerim.
Örtüşmeyen dargın hecelerini,
Barıştırmak varken nicelerini,
Gündüze varmayan gecelerini
Böler, efkarlanır, ağlar gözlerim.
Yakınlar uzakta, varmak imkânsız.
Can kuşu tuzakta, uçmak imkânsız.
Dört kollu kızakta, durmak imkânsız.
Dalar, efkarlanır, ağlar gözlerim.
Ne zaman görürsem garip bir adam,
Gönül evim çöker, yıkılır odam.
Duygular infazım, sözlerim idam.
Çöker, efkarlanır, ağlar gözlerim.
Kendi malın sanma, bakıp ihsana.
Kendini arz eder, hâli lisana.
Avcunu açarsa insan insana,
Yanar, efkarlanır, ağlar gözlerim.
Sözlerim zemheri, zehir saçarsa,
Aç kuşlar uçup da benden kaçarsa,
Boynu bükük ruhum, sana naçarsa,
Çıkar, efkarlanır, ağlar gözlerim.
Bir umut kapısı, eski dergâha
Rücu etsem öyle, kalsam sabaha.
Sigaramdan derin bir nefes daha
Çeker, efkarlanır, ağlar gözlerim.
Yılmaz Tizgöl
Moskova
11.06.2021
Kayıt Tarihi : 22.10.2026 23:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!