Bülbül:
Gül dalında sessiz durur
Çilem bana gece vurur
Gül:
Ey bülbül ağlama böyle
Aşk dediğin biraz gurur
Bülbül:
Dikenine düştü gönlüm
Sesim yanar her bir hece
Gül:
Sevda dikenle açılır
Gül kokusu gelir gece
Bülbül:
Yandım yine aşkın ile
Çile bülbülüm çile
Gül:
Aşkın yolu sabır ister
Gel kon gönlüme yine
Yandım yine aşkın ile
Çile bülbülüm çile
Aşkın yolu sabır ister
Çile bülbülüm çile
Bülbül:
Gecem düştü gül dalına
Hasret doldu her anıma
Gül:
Sabret biraz ey dertli can
Aşk yakışır yaralıma
Bülbül:
Rüzgâr gelir adın ile
Titrek titrek dalım yine
Gül:
Seven kalp korku bilmez
Gel sığın kalbim içine
Bülbül:
Sustum ama yangın içte
Her nefeste adın gizce
Gül:
Aşk dediğin ateştir
Kül olur da doğar nice
Bülbül:
Yandım yine aşkın ile
Gecem döner hep nafile
Gül:
Aşkın yolu sabır ister
Çile bülbülüm çile
Yandım yine aşkın ile
Çile bülbülüm çile
Aşkın yolu sabır ister
Çile bülbülüm çile
Bülbül:
Geceler uzun ey gülüm
Hasretin düşer dillere
Gül:
Az sabret bülbülüm
Bahar gelir gönüllere
Bülbül:
Bir damla aşkın yeter
Ömrüm geçse bu yolda
Gül:
Seven kalır dikenimde
Gül açar onun solunda
Bülbül konar gül dalına
Çile bülbülüm çile
Yandım yine aşkın ile
Çile bülbülüm çile
Aşkın yolu sabır ister
Çile bülbülüm çile
Kayıt Tarihi : 14.3.2026 10:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gülün Dalında Çile Önsöz Bu eser, kadim Ramazan gecelerinin sohbet ve şiir geleneğinden ilhamla kaleme alındı. Bülbül ile gülün öyküsü, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; sabrın, hasretin ve çilenin de hikâyesidir. Her dizede, gönlümüzün derinliklerine dokunan bir sevda, her nakaratta sabrın ve umudun tınısı vardır. Bu şiir, üç bölüm hâlinde yazılmış olan “Gülün Dalında Çile” serisinin birleşik hâlidir; okuyanın gönlünde bülbül ile gülün sessiz sohbetini ve geceden doğan aşkı canlandırmayı amaçlar. Hikâye Bir zamanlar uzak bir bahçede, geceleri yalnızca yıldızların ve ayın ışığıyla aydınlanan bir gül vardı. Gülün dalında sessizce konan bir bülbül, her gece hasretle, sevgisiyle dolardı. Gül, güzelliği ve gururu ile bülbülün kalbinde hem sevinç hem de sabır gerektiren bir aşk yaratırdı. Bülbül, dikenlerin arasına düşen kalbiyle geceleri uyanır, her tınısında adını anar; gül ise sabrı, olgunluğu ve aşkı öğretir gibi sessizce dalında dururdu. Bu karşılıklı sevda, sabır ve çile hikâyesi, günler geçtikçe derinleşir; her rüzgâr estiğinde, her yıldız parladığında, bülbülün kalbi gülün kokusuna yaklaşır. Ama aşk kolay değildir; bazen sessizlik içinde yanar, bazen hasret içinde tüter. Bülbülün yandığı, gülün sabrettiği bu öykü, aslında her aşkta var olan çileyi anlatır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!