Güçlü kadınlar Şiiri - Selin Özalan

Selin Özalan
99

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Güçlü kadınlar

Güçlü kadınlar aslında en çok yorulanlardır. En çok kırılan, en çok susan, en çok içine atanlardır. Güçsüz kadın diye bir şey yoktur. Sadece kendine inanmaktan vazgeçmiş kadınlar vardır. Çünkü insan kendine inanmadığında, başkalarının verdiği küçük sevgi kırıntılarıyla yetinmeyi öğrenir. Zamanla buna alışır. Daha fazlasını hak ettiğini unutmaya başlar.
Oysa insanın en büyük ihtiyacı, önce kendi yanında durabilmesidir. Kendini savunabilmesi, kendini sevebilmesi, kendini değersiz hissettirmesine izin vermemesidir. Psikolojik olarak güçlü olmak, her zaman mutlu olmak değildir. Bazen ağlayarak, bazen yalnız kalarak, bazen içinden bin kere vazgeçip yine de devam ederek güçlü kalmaktır.
Güçlü kadınlar çok kırılgandır. Ama bunu kimseye belli etmezler. Gülüşlerini görünmez bir zırh gibi kullanırlar. “İyiyim” kelimesini o kadar çok söylerler ki, zamanla kendileri bile inanır. İçlerinde fırtınalar koparken, dışarıya sakin bir yüz gösterirler. Çünkü çoğu zaman anlatınca anlaşılmayacaklarını bilirler.
Bazen susarlar. Anlatmaya gücü kalmadığı için…
Bazen susarlar. Çünkü defalarca anlatıp karşılık bulamamışlardır.
Bazen susarlar. Çünkü yargılanmaktan yorulmuşlardır.
İnsan sürekli anlaşılmadığında, zamanla kendini anlatmaktan vazgeçer. İçine döner. Duygularını bastırır. Bu da psikolojik olarak insanı yavaş yavaş yorar. Güçlü görünen birçok kadının içinde, yalnızlıkla, değersizlik duygusuyla ve tükenmişlikle verdiği gizli bir mücadele vardır.
Dışarıdan bakıldığında “çok egoist”, “çok kendini beğenmiş”, “soğuk” derler. Ama kimse durup “Neden böyle oldun?” diye sormaz. Çünkü anlamak emek ister. Yargılamak ise zahmetsizdir. İnsanlar çoğu zaman kolay olanı seçer.
Kadın; sevgidir, emektir, sabırdır. Ama aynı zamanda hayalleri olan bir insandır. Kırılmaya, yorulmaya, vazgeçmeye hakkı olan bir insandır. Sadece başkaları için yaşayan bir varlık değildir. Kendi hayatı, kendi istekleri, kendi sınırları vardır.
Toplumumuzda kadına çok fazla yük bindirilir. Güçlü olsun denir ama zayıf anlarına izin verilmez. Her şeye yetişmesi beklenir ama kimse “Ben seninleyim” demez. Hem çalışması, hem evi çekip çevirmesi, hem güzel olması, hem anlayışlı olması, hem sessiz kalması istenir. Ama yorulduğunda “Neden yoruldun?” diye suçlanır.
Kadınlar daha küçük yaşlardan itibaren “idare etmeyi” öğrenir. Susmayı, sabretmeyi, katlanmayı öğrenir. Zamanla kendi ihtiyaçlarını geri plana atar. Başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğunun önüne koyar. Bu da psikolojik olarak kadını yavaş yavaş tüketir.
Oysa kadın olmak, fedakârlık yapmak zorunda olmak değildir. Kadın olmak, her şeye katlanmak değildir. Kadın olmak, kendi değerini bilmekle başlar.
Güçlü kadınlar çoğu zaman savaşlarını kimseye göstermeden verir. Depresyonla, kaygıyla, hayal kırıklıklarıyla, yalnızlıkla mücadele ederler. Ama sabah kalkıp yine gülümserler. Çünkü vazgeçmenin kimseye faydası olmadığını bilirler.
Kadının ağladığı, susturulduğu, yok sayıldığı bir toplum geride kalmaya mahkûmdur. Kadının güçlendiği, desteklendiği, anlaşıldığı bir toplum ise geleceğe umutla bakar.
Güçlü kadınlar kırılgandır. Ama kırıldıkları yerden yeniden doğmayı bilirler. Yorulurlar ama pes etmezler. Düşerler ama kalkarlar. Çünkü onlar hayata rağmen değil, hayata tutunarak yaşamayı öğrenmişlerdir.

Selin Özalan
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 06:19:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!