Gündüzü, geceyi düşün hele bir,
Eren gönül müdür, yoksa öz müdür?
Hangisi sır yüklü, durum nicedir?
Eren gönül müdür, yoksa öz müdür?
Gören gönül müdür, yoksa göz müdür?
Akıl, sır erer mi çiçekte bala?
İpekler serer mi böcekler dala?
Sevdiğin yerer mi, yürekte hala?
Eren gönül müdür, yoksa öz müdür?
Gören gönül müdür, yoksa göz müdür?
Ne zaman, nereye eksen ekini,
Çürüğü, çarığı toplar yekûnu…
Hasat vakti gelir yükler yükünü,
Eren gönül müdür, yoksa öz müdür?
Gören gönül müdür, yoksa göz müdür?
Gözünün üstünde duran kaşına,
Her mevsim kar olmaz yağan kışına!
Kaf Dağı’nda dönen Anka Kuşu’na,
Eren gönül müdür, yoksa öz müdür?
Gören gönül müdür, yoksa göz müdür?
Kimi sevmiş Mevlâ, kimi ıratmış?
Kimine buldurmuş, kimin aratmış!
Sordun mu kendine, neden yaratmış?
Eren gönül müdür, yoksa öz müdür?
Gören gönül müdür, yoksa göz müdür?
Mamur etmek ister isen ahiri,
Batına yeğleme sakın zahiri! ...
Dillerde riyadır ruhun zehiri,
Eren gönül müdür, yoksa öz müdür?
Gören gönül müdür, yoksa göz müdür?
İnsanın gözüne inse de perde,
Varlığın sahibi em olur derde!
Bildin mi Şahan’ım, kurtuluş nerde?
Eren gönül müdür, yoksa öz müdür?
Gören gönül müdür, yoksa göz müdür?
Kayıt Tarihi : 11.6.2016 18:40:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!