Gönül ayarı... Şiiri - Hasan Belek 2

Hasan Belek 2
557

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Gönül ayarı...

GÖNÜL AYARI... sadalyeden düştüm.

​Gel gör bu can mülkünü, bir nefesle kurulur,
Vakit eriştiği an, akan sular durulur.
Kibir dağına çıkma, ayağın kayar bir gün,
Sırt üstü düştüğünde, kibir biter, yorulur.

​Sandalyeden düşen zat, sanma ki yalnız düşer,
Her düşüşte bir hikmet, her kederde hayır pişer.
Kafayı taşa vursan, dünya malı ne fayda?
Görünmez el tutunca, can o anda genişler.

​"Kabahat bende" demek, dervişliğin başıdır,
Gözden süzülen damla, imanın yoldaşıdır.
Kendi gücün sanırsın, saati kuran sensin,
Oysa o kalbi kuran, her şeyin nakkaşıdır.

​Duran saat dile gelse, söyler bize halini,
Kimse baki değildir, tutamazlar dalını.
Bir el gelir de takar, o biten pilleri bak,
Mevla unutturmaz hiç, darda kalan kulunu.

​Dokuz kere ah çektik, dokuz kapı geçtik biz,
Niyazın toprağında, bıraktık derin bir iz.
Düşmek ayıp değildir, kalkmasını bilene,
Hakk’a sığınan canlar, denizde olur aziz.

​Bu dünya bir pencere, bakıp geçen biziz hey!
Gah düşeriz yerlere, gah uçarız sanki ney.
Can sızısı geçer de, gönül sızısı geçmez,
Sıcak bir çay tadında, şükreyle her bir şeyi.

​Yunus gibi söyledik, yedi kelam eyledik,
Dostun gönül bağına, hakikati söyledik.
Sırtın yere gelmesin, başın her dem dik olsun,
Biz bu fani dünyada, bir "Hiç"i sevdik bildik...

Hasan Belek
Akçay

Hasan Belek 2
Kayıt Tarihi : 13.3.2026 14:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!