Çocukluğumu çok özledim,
Ne güzeldi kış geceleri.
Rahmetli babaannem
Otururdu ocak başına,
Hayret ederdi uzun yaşına.
Ve bütün çekilen çilelere rağmen,
Neden bu kadar dayanıklı olduğunu,
Vefaya, cefaya ve sabra bağlardı,
Bu arada gizli gizli de ağlardı.
Biz de başına toplanır,
Rahmetli dedemizi anlatsın isterdik.
Dinlerken özlerdik, üzülürdük.
Çünkü onu hiç görmemiştik,
Nasıl olduğunu bilmemiştik
Dedemi anlatırken,
O kadar çok gurbetten söz ederdi ki,
Biz, gurbet diye bir yer olduğunu sanırdık,
Ve ocağın dumanıyla birlikte
Gurbete yanardık.
Yemen Elleri'nde gazi olduktan sonra,
Köye dönüşün hikayesi bile
Günlerce sürerdi.
Dile kolay sekiz yıl ayrı kalmak
Zor şartlarda,
Kıt imkanlarda,
Böylesi kaderde,
Ve çekilmez kederde,
Beklemek, beklemek...
O, gurbet için şöyle derdi:
"Yaban elde ne içip ne yersin,
Bilemiyorum,
Ne acayip bir yersin."
Der demez
Çoktan uyuklamış, sızmış olurduk.
Nice nice haller sezmiş olurduk.
Kayıt Tarihi : 1.11.2026 08:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!