senden dönelim
o kuytuya varanla konuşalım
bıçak olup kesen o karanlığı
düşürdüğü yerde - ne sessizce-
uyandırmayan kedileri
var üzerinde bir sis balığı
içinde yalnızlık saklanmış
ay sırları
aynalarda takılıp kalmış
günlerinin kürekleri yürütürken geceyi
beyazı sürüyorum
çocukluğumun kartpostallarında
hiç bir zaman
göremeyeceğimi bildiğim
sivri çatılı evlerine
akşam bir vapur..
iki kişi karanlıkta yürürken
akşam iki kişi..
konservatuarın ışıkları yanıyor hala
gündüzü konuşuyorlar içeride
beyaz bir örtü bu masada
bir iki insan birlikte
şarkı söylerken
sallanan sessizliğe
uzun akar saçların
yetişiyorsun gündüzün kuyruğuna
bir gün yeniden kaçamıyor
yoldan geçenlere bakan
kulp takan
ışıl ışıl yağmur damlaları
pastane camlarında
yol kenarlarında ışıldıyor sessizlik
merdivenler uzanıyor istanbulun tepelerine
duraklayan bir yaşlılığa
İçi gözükmez evlerde
senin olma ihtimalin ,
yüzükoyun izliyor olma ihtimalin
Campionun bir sinemasını.
Şekersiz kahveni yudumluyorsun
çikolata ile...
Sokaktayız bir gün
insanlar geçiyor
seyrek dişleri ile
gülüyorlar ağız dolusu
senin gibi, aceleciler
bir sinemayım içimde balonlar gezen
içimde kıpkırmızı balonlar
ve müziklerim kaçmıyor senden
saklanmış bütün arsızlığım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!