Gökçe kızlar
Dilsiz bir uçurumun dibinde
yılda bi kez bir çiçek açar
gölgesi kalır bütün bir yıl
çağlayanla komşudur uçurum
yükseklik korkusu sarar su perilerini
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Galiba bir efsaneden söz ediyor şiir...
Nerededir, neresidir orasını bilmesem de, sanki Kaz Dağları canlandı gözümde...
Anadolu zengindir bu anlamda.. Hemen her yörenin bir 'Gökçe Kızı' vardır... Belki kavuşamamışlığın, belki de baskılanmış sevdaların ruhunu canlandırır...
İşte o uçurum ve şelale.. Oluşan gölde her sabah yıkanan ve yılda bir kez açıp, bütün yıla kokusunu veren çiçekte yaşayan da öyle biridir...
Ama şiire dökülüşü her zamanki güzellikteydi.. Tebrik ederim Nimet Hanım..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta