Gölgeye düşmüşsün ihtiyar,
Oturuşun bile karizmatik ağır.
Sanki hayat pause’a basmış,
Ama mesele sadece güneşin ufak bir arızasıdır.
Bir ahh çekersin derinden,
Yan masa sanır roman yazıyorsun içinden.
Oysa aklından geçen
Çay mı içsem, yoksa biraz kestirsem mi gizliden
Gençlik başkaydı be… dersin,
Her cümleye nostalji eklersin.
Ama telefon çalınca bir anda
En hızlı sen yetişirsin.
Gölgeye düştün diye
Hemen karalar bağlama ihtiyar,
Daha akşam bile olmadı,
Bu ne acele, bu ne efkâr?
Bir oturuşun var ki sorma,
Sanki dertlerin CEO’su,
Ama dizler diyor: Kalk artık,
Ruhun hâlâ gençlik demosu.
Gölge uzar, sen uzanırsın,
Tam bir dramatik tablo,
Ama çay gelince keyfin yerine,
Melankoli der: Ben yokum bro.
İhtiyarlık dediğin nedir ki?
Biraz ağrı, bolca hatıra,
Kalp hâlâ disko modunda,
Beden geçmiş tasarrufa.
Hadi kalk da gül biraz,
Somurtmak yakışmaz sana,
Gölgeye düştün tamam da
Orayı huzurevi sanma
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 23:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!