Demlenir toprakta ağaç gazeli
Dokunmaz ellerin vardır güzeli
Gönlümün doğacak elbet güneşi
Işığı altında kuruyup gitmem
Yellere karışman hep savrulsam da
Umudum haykırır ses kısılsa da
Gelecek karanlık olup batsa da
Seline kapılıp boğulup gitmem
Ayrılık öngörür tüm savaşları
Kalbime sancaklar her gün dalgalı
Kıpırdamaz olursa sarı saçları
Telini koparsam kuş olup gitmem
Tekliyor yüreğim bitti bitecek
Kabrime bir gün otlar bitecek
Dünyayı Azrail sana mı verecek
Kıyamet kopsa seviyorum demeden gitmem
Dallarım hafifler gazel düşünce
Yüreğimin düşünde sen görününce
Gözlerim sözlerime düşer sevince
Ruhuna bir beden olmadan gitmem…
Merhametsiz karanlık içindeyim
Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum
Mavi denizlere mor dağlara karşı
Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum
Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum
Devamını Oku
Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum
Mavi denizlere mor dağlara karşı
Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum
Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum



