Uzak durma gel beri, el âleme karşı.
Gel de tut ellerimden, inat etme sevdiğim.
Bu sessiz feryatlarım, inletir yüce arşı,
Akşam güneşi gibi, gamlı batma sevdiğim.
İki oda bir sofa, yuvamızı kuralım,
Ayrılığı, hasreti can evinden vuralım.
Destur isteyip Hak'tan, pirimize varalım,
Mesnetsiz bir söyleme kurban etme sevdiğim.
Çilem alın yazımdır, sevdam çekilen kura,
Ben sevdana düşeli, eremedim huzura.
Sıyrılıp ahlarımdan, çıktığımda huzura,
Asma güzel yüzünü, kaşın çatma sevdiğim.
Aşk dermansız bir virüs, yer edinir kanında,
Gönül dinlenmek ister, sevdalılar hanında.
Cephanesi tükenmiş şu savaş meydanında,
Son kurşunu bağrıma kinle atma sevdiğim.
Çıkardım sandığımdan papatya taçlarımı,
Sen geleceksin diye süsledim saçlarımı.
Durdum Hak divanına, açtım avuçlarımı,
Gönlüm darağacında, çok uzatma sevdiğim.
Tefekkürle şükrettim kaderin yazarına,
Yüreğim dayanmıyor, gülün ah u zarına.
Bir gün yolum kaybedip düşersem pazarına,
İhanet tezgâhında aşkı satma sevdiğim.
Adını fısıldıyor serin seher yelleri,
Yanık yanık ötüyor sahranın bülbülleri.
Muhabbet bağındaki o nadide gülleri,
Dikenlerin içine atıp gitme sevdiğim.
Gece bahtım karası, çehren benziyor aya,
Gözlerin küme küme, yıldız olmuş semaya.
Azrail gelse bile ruhunu teslim almaya,
Açılsa kara toprak, bensiz yatma sevdiğim.
Meryem Keskin (Dest-i-Naz)
Kaleme alınış tarihi: 28.10.2026
Meryem KeskinKayıt Tarihi : 5.11.2026 20:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)