Gitme
Gülüşün yüzünde
Suretin gözlerimde sırlı
Kıristal mavisi nefesim
Gidersen kırılır
Sarmaşıklar tutunamaz
kıyı uçurum
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Gitme..Gitmesin..duygular çok güzel verilmiş şiirde..sözcükler melodi gibi ahenkliydi..Kutlarım...
Kurtlar sofrasına düşer acım
Mevsimler geç gelir
Bu ilk dalgalanma
İlk fırtına.sende kalsın
Kimsel bilmesin gidişini
Rüsva olur gidersen aşk
Gitme
HA Rİ KA! başka söze gerek yok...
Ben sevdim ya sen ? Gitme...
Duygu dolu hüzün dolu sevda şiiri okudum ..her mısra bir ok gibi derine işliyor... YÜREĞİNİZE SAĞLIK....
* Gitme şair yüreğimden..Gidersen tapınaklar yakılır..*
Sonsuz kutluyorum.
kristal mavisi nefesim.. gidersen kirilir..
simdi efendim.. ozelime gelen elestirilerde.. bazi siir yaklasimlarimda karavana attigimi.. isabet keydedemedihimi belirtir bir kesim mevcut..
kendilerine dayanak.. mesnet teskil eder.. karsi tezleri..
benim iki dizeye bakip.. siir olup olmadigini soyledigimi..
iki dizeden anlasilamiyacagi.. karsi savidir ki..
bakin burda tekrar ediyorum..
birakin iki dizeyi.. bir dizenin yarisindan dahi.. siir olup olmadigini anlarim..
bir corbanin.. bir salatanin.. hepsini tuketme..
AVAM ZEVK GURULARİNİN..
BOHEM HAZ EKSPERTİZLERİNİN İSİ..
ben kurdani batirip o corbaya dilimi degdirsem.. tadi tuzuna baksam..
ben.. o laf salatasinin.. alt kisminda.. limon sirke domates suyu sizzma yag bileskesinin.. icine.. catalimin.. ucunu dokundurup.. dilimi dokanip ceksem..
ben.. onu hazirliyanin.. ahcimi sairmi oldugunu.. bilir..
evrene siir misyonu gonderilmisse tebrik eder alkislarim..
ben hayatta.. hak etmiyeni alkislayip saksaklamadim.. saksaklamam..
ben halis suzme sair karsisi saygi ile ceket dugmem iliklerim..
bir coklari.. esrar icilince kristal mavi duman cikar sanir..
ha ha ne komik sey.. gercekte mavi gokyuzu soludugumuz tabak gibi ortada..
herkes.. tabak kirilir.. iki ucundan kavranilan cubuk makarna.. buz cam celik boynuz topuk ayak bacak kalca kemigi..
canak comlek burun.. dis.. bardak sise kirilir..
isik kirilir.. kiremit mermer kirilir.. hatta ve hatta.. kafa bas.. dost arkadas kirilir.. hatir gonul kalp.. kirilir.. sanirken..
Salim beyin.. sair duyarliligi ile.. nefesin de fay hatti gibi kirildigini.. kaleme almasi alkislanmazmi..
kutluyor.. tebrik ediyorum..
bu.. bu.. filim adlari..
oyku roman adlari gibi durmuyan..
bu sozlukten rastgele secilmis sozcukler intibai uyandirmaz.. sanat harikasi calismanin.. devamini beklerim.. hayirli calismalar.. derin hurmetlerile..
imza: fakir..
''Herkesin bir gideni var içinden bir türlü uğurlayamadığı.'' Çok içli dizeler, dönsün diye isyan edesi geliyor. Tebrik ve saygılarımla,
Sevgi dolu yüreğin sesiydi, dizelerde yankılanan.
TEBRİKLER Sn. ERBEN
Gitmeler kangren yarası bırakır bedenlerde,hiç dermanı olmayan
Merhaba!
Pek hoş manidar ve güzeldi.
Tebrik ediyor, bol ilhamlar diliyorum.
Yürek sesiniz susmasın, daima coşup, çağlasın.
100+heybem
Muhabbetle..
tebrikler yüreğinize sağlık kutluyorum sizi.
Bu şiir ile ilgili 73 tane yorum bulunmakta