Ama ben hâlâ susamıyorum…
Zihnimde yankılanıyor yokluğunun gürültüsü.
Bir yerlerde yarım kalmış bir vedanın gölgesinde,
İçimde durmadan kanıyor gidenin sessizliği.
Ellerim, adını unutmayan bir dua gibi titriyor,
Geceler, sana yazılmamış mektupların zarfı gibi yırtık.
Her satır, her kelime seninle başlıyor,
Ama hiçbir cümle sensiz bitmiyor.
Yüzünü unutmamak için her şeyi unuttum,
Sesini kaybetmemek için kendi sesime küstüm.
Adını kalbime kazıdım da,
Her atışta içim biraz daha oyuldu, haberin yok.
Biliyor musun,
Yol dediğin şey sadece gitmek değilmiş meğer.
Bazen dönmemek,
Bazen geri çağrılmamak,
Bazen de kendini yolda unutmakmış...
Ben unuttum kendimi o yolda.
Adımı unuttum, yaşımı unuttum,
Ama seni… Seni hiç unutmadım be kadın.
Çünkü sen, yokluğunun bile şiir yazdırdığı tek insandın.
Şimdi senin bıraktığın yerden yola devam ediyorum,
Adım adım, iç çekiş içe…
Her molada adını anıyorum,
Her gecede seni arıyorum, yıldızsız gökyüzünde.
Bir zamanlar “biz” diye bir kelime vardı ya,
Artık o kelime, en sevdiğim küfür gibi acıtıyor.
Ama hâlâ söyleyemiyorum sana kötü bir şey,
Çünkü sevda denilen şey, dilin değil, kalbin lanetiymiş…
Ben seni hiç affetmedim,
Ama kendimi de affetmedim seni böylesine severken.
Ve inan, bu şiir bitse de bu hikâye asla bitmeyecek.
Çünkü seninle başladığım her şey,
Seninle bitse bile içimde sürüp gidecek...
Kayıt Tarihi : 5.7.2025 21:55:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yazmaya devam
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!