Gidengüle veda... Şiiri - Abdullah Can

Abdullah Can
53

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Gidengüle veda...

Gidiyorsun gül
Gitmen gerekiyor
bana vermediğin aşkını
Cananına vermen gerekiyor

Aklımda son bir şiir vardı
Yazıp ta heba etmediğim
Sana sona saklayıp
Kendime bile söylemediğim

Behey kalabalıklar! ! !
Birlik olduğunuzu mu sanırsınız
Size aşkımı anlatsam
Ömrünüzden kaygılanırsınız

Hiç olmayan aslında
Gülüşlere aldanırsınız
Siz giden gülü
Benim kadar mı tanırsınız

Bir kuru selam
Seven gönlü doyurmuyor
Ettiğin kısa kelam
Beni hiç kayırmıyor

Benden uzaklaştıkça
Daha bir güzelsin
Kalabalıkta gözüksen de
Yüreğimde özelsin

Anlatayım sana aşkımı
Tanı istersen bu şaşkını
Tarif etmek zorda olsa
Yüreğimdeki taşkını

iki elim kanda osa
Yine seni severi
Aşkından düşsem dile
Yine sana gelirim

İnsan öleceğini bilse
Doğmazdı anasından belki
Ben seni sevmeseydim
Acı çekmezdim belki

Dedim ki kendime
ben gülü seviyorum
Kapılmışım derdine
Almasan da içeri
Geliyorum gönlüne

Yalvardım efsanelere
Alacaklar beni içlerine
Güvercin olacağım belki de
Geleceğim gittiğin yerlere

Dargınsam seni sevmeyen kula
Değer vermezsin bilirim! paraya pula
Dargınsam sana gelmeyen yola
Düşeceğimi bilsem de veremem mola...

Seni ne kadar sevdiğimi bilsen
Sen de her gün rüyanda beni görsen
Her gece yıldızlara beni sorsan
Anlardın neden hep seni yazdığımı

Sana dur diyemem gidengül
Gitmen gerekiyor sevdiğine
Sana kötü diyemem gidengül
Terketmen gerekiyor beni kaderime..

Yaşamam gerekiyor bunları
Ömrümün sonuna dek
Takma sen bunca buhranı
mutlu ol ömrünün sonuna dek

Çok uzun yazmalıyım seni
Boyumdan dahi uzun olmalı
Sen gittiğinde dahi
İçimde sızın kalmalı

İnsan kendi penceresinden
Seyrediyor dünyayı
Gerçek olsun istiyor
Gördüğü her hülyayı

İnsanlar soruyor fikrimi
Sorguluyor ettiğim zikrimi
Aşk partiliyim duymasalar da
Doğruyu gönüllerine koymasalar da

Nasıl ki güneş doğar
Her fırtınadan sonra
Öyle doğsun isterim
Aşkımın yağmurdan sonra

Yanlızlık bana mı has
Sensiz mi kalmalı bu şahıs
Böyle mi bitmeli böylesine
Yanlız mı kalmalı bu şahıs

Daha can-ı gönülden dinle beni
Hakediyor olmalıyım seviyorsam seni
Ben senden daha iyi gördüm
Olmuş olsa da yüreğim kördüğüm

Kibirlenmeyeceğini billdiğim için
Seni övüyorum ulu orta
Kötüleri ömrümden sildiğim için
Kelimelerim hep tarta tarta

Nasıl mı aşık oldum ben sana
Hiç sormadın farkında mısın bana
Niye yanıyorsun diye sorulmuyor
Alevlerin içinde yanana

Annemsi duyguların
Aşkımsı sevgilisi
İnsanların içinde
Yüreklere saygılısı

Güneşi görmeyen bir duvarın
En isyankar yazısıyım
Ben yüreklerin en gizli yerinde
Tanımsızlığın tanımı sızısıyım

Ah gidengül gidiyorsun yine
Gitmeyi yazmışsın bir kere
O tertemiz yüreğine
Hele gülümse son bir kere

Sanma ki bu yürek unutur seni
Terkedip gitsen de bu mahpus bedeni
Seni unutmayı unuturum
Sen unutsan da bir gün beni

Ağlamamak için zor tutyorum
İçimdeki çocuk sesini
Ayakta zor duruyorum
Kuramıyorum yüreğimin dengesini

Karşılaşırız belki bir gün
Hiç umulmadık bi gurbette
Nefer oluruz belki de
Aynı duygulu yakıcı hasrette

Anlatamadım yine
Seni ne kadar sevdiğimi
İnandıramadım belki de
Her gün rüyamda gördüğüme

Sen yazmalısın mezar taşımda
Öldüğümü duymasan bile
Hiç uğramayacağın mezarımda
Annem olur belki de başımda

Sızımssı duygularımın
Sensin sultanı
Aşk ırmağında derbeder bir balığım
Gelirim atsan oltanı

Abdullah ım ben de öleceğim
Ölsem de seni seveceğim
Yüreğimi doğduğu yere
Yine sana getireceğim..

Abdullah Can
Kayıt Tarihi : 13.1.2010 13:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


bu şiiri fakültedeki mezuniyet töreninde platonizmin büyüsünü bozduğum haftanın ertesinde platonik aşkım sonradan ayrıldıklarını duyduğum sevgilisinin de bulunduğu ortamda okudum.şiiri bir gün önce akşam yazdım.imla hataları şiir bir seferde yazılıp düzeltme yapılmadan orjinal olarak kaldığından kaynaklanıyor.mazur görün..

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Abdullah Can