Hayatın bütün sabahlarını alıp, göçelim buralardan;
Umutsuz vadilerde şaşkın, şaşkın dolaşmaktan kurtulalım!
Yanağımıza kadar yaslanan acıları düne bırakarak ellerimizden;
Gidelim buralardan yeni bir hayata korkusuz adımlarla.
Ve ey dadaşın kızı;
Ve geceyi
Ve gündüzü
Ve seni yaratan rabbe yemin olsunki;
Ben seni hiç içirmedim yüreğime kana kana! ..
Gedelim Sevdamızın resmini çizelim karlı dağlar üstüne;
Yaşam ince bir çizgi, olmak yada olmamak gibi!
Ölümü uyutalım vuslatımızla aşkımızın üstüne sere serpe;
Gel uyandıralım güneşi çırıl çıplak, gözlerinin üzerine! ..
Ve ey Bursalı yarim;
Ve gök kubbe
Ve toprak
Ve dön bak, dağlar şahittir ki;
Ben seni taşıdım sinemde yana yana! ..
Korma uzat eli ellerime çekinme, çekilme gözlerimden;
Gözyaşlarından beselenler gülmesin, bir gülüşünde can bulur bu ten!
Suçmudur kaderin içinde, alnımıza yerleştirilen sevmeler, sevilmeler? ..
Gel karanlık yüzlere gösterelim, bizim için hayra çıkar bu gitmeler.
Ve ey şehla bakışlım;
Ve gözyaşıma
Ve ağıtlarıma
Ve sensiz aldığım nefesime, lanet olsun yalansa;
Ben seni doldurdum bu gönle taşa taşa! ..
İnanmışlığı kuşanarak bağrımıza, kalkışalım dimdik adımlarla;
El tutuşmuş çocuklar gibi kayğısız, cesur ve hesapzızca,
Koşalım tahayyülüyle beslendiğimiz hülyaların ucsuz yamaçlarına.
Gedelim diyorum ölelim vuslata, vuslatımızsa ukba göçelim artık oraya...
Ve ey nazlı tomurcuğum;
Ve gelmişime
Ve geçmişime
Ve geleceğime, kahrolsun sensiz geçen her anıma;
Ben bir seni sevdim, bir seni sevdim şu fani dünyada! ..
Kasım-2014-Ankara
Ferday KurdKayıt Tarihi : 28.11.2014 22:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!