SERHAT GAZİ
Bir hırka bırakmıştın askıda,
Kokun sinmişti yaka ipliğine.
Her sabah kalktığımda,
"Günaydın" demeni beklerdim o boş odada.
Alışamadım yokluğuna;
Bazen rüzgâr kapıyı çalıyor sanıp
Yarım kalan çayımı masada bırakıp koştum ardına.
Yaban gülü gibiydin sen;
Koparmaya kıyamadığım,
Dikenine bile canımı acıta acıta yandığım.
Dağlar gibi dik durmaya çalıştım oysa,
Sen gidince anladım ki
O yüce dağlar bile içeriden nasıl yıkılırmış.
Derin bir ummandı gözlerin,
Bakmaya doyamadığım, kaybolmaktan korkmadığım.
Şimdi o denizler kurudu içimde,
Dalgalar kıyıya küstü,
Martılar bile uğramaz oldu göğğümün altındaki şehre.
Zaman...
Ne acı şey zamanın geçmesi,
Gittikçe senden uzaklaşmak değil,
Gittikçe yokluğuna daha çok alışmak zoruma giden.
Ve anladım ki en büyük acı;
Ölmek değilmiş sevgilim,
Öldüğünü bilerek,
Bu koca dünyada her gün tek başına uyanmakmış.
Kayıt Tarihi : 23.10.2026 13:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!