Gerçeğin Yüzü Şiiri - Seyrani Göl

Seyrani Göl
847

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Gerçeğin Yüzü

Gerçek dediğin şey
bir mahkeme kararı gibi düşüyor omuzlarıma.
Gece seni verir,
gündüz ise acını bırakır;
elime yokluğunu tutuşturur.

Gözlerimi açtığım an
içimde ince bir çatlak ilerliyor.
Adı umut değil artık,
adı bekleyiş de değil.
Belki kör bir alışkanlık,
belki de vazgeçemediğim bir yanılsama.
Çünkü her gece
sana kavuşmaya fazlasıyla alıştım.

Yastığımda başının izi yok,
ama ben parmak uçlarımla
orada bir sıcaklık arıyorum.
Elimi uzatıyorum,
avuçlarım boşluğu kavrıyor.
Boşluk dediğim şey
bu kadar soğuk,
bu kadar keskin olmamalı.

Bir düş neden bu kadar şefkatli,
gerçek neden bu kadar hoyrat?
Gece beni sarıyor,
gündüz beni kalabalığın ortasında
çıplak bırakıyor.

Aynaya bakıyorum,
yüzüm biraz daha eksilmiş.
Hasret
sessiz ilerleyen bir hastalık gibi;
ateşsiz ama yakıcı,
kanamasız ama öldürücü.
Belirtisi yok,
ama içimdeki bütün dengeleri bozuyor.

Seni düşünmek
önce kalbimi hızlandırıyordu.
Şimdi yavaşlatıyor.
Sanki içimdeki saat
zamanı taşımayı reddediyor.

Adını anınca
ısınmıyorum artık.
Yanıyorum.
Ama bu ateş
ışık vermiyor,
yalnızca kül bırakıyor.

Bir insan
kaç gün düşle yaşayabilir?
Kaç sabah
aynı yerden kanayabilir?
Ben artık sayamıyorum.
Çünkü acı
takvim tutmaz.
Ve bazı yokluklar
ölçüye sığmaz.
S.GÖL

Seyrani Göl
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 05:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    Bir düş neden bu kadar şefkatli,
    gerçek neden bu kadar hoyrat?

    çok iyi sorular... tkibindeyiz sevgili şairim... selamlar...

    .
    ...
    .
    farklı şehirlerin/ayrı kıtaların/zıt kutupların,
    ayrı gayrı evlerinde de olsalar,
    muhipler,
    aslında birliktedir her daim…,

    tuhaf olan şudur ki;
    bu düş ikizleri,
    göz kapaklarının üstüne,
    perdeler çeker uyumadan önce;
    tam üç kat ve,
    her gece,
    hiç bıkmadan,
    ve perdeler çekilir çekilmez
    en nihayetinde,
    hep aynı düşü görürler…,

    düş düşü doğurur,
    artık sığmaz olur uykulara,
    ve ayrı gayrı şehirlerde azizim,
    göz kapaklarımız açılır kapanır;
    mevsim yaza döner…,

    elleri boğum boğum bir çocuk uçurtma uçurur,
    ve mavi uçurtma, pamuk bir buluta aşık olur,
    yüzü kırış kırış bir adam erik toplar,
    bir nine eriği tuza banar,
    kalbi;
    yamamaktan yorulmuş bir iffetli dul,
    kabristan ziyaretinden çıkar…,
    .
    ...
    .

    Cevap Yaz
    Seyrani Göl

    Teşekkür ederim Tuna Bey, betimleyici dizelerinle beni mest ettin. Yüreğine sağlık.

TÜM YORUMLAR (1)