Gel
Saat sabahın 4 ü, bu saatte yüreğimde ne işin var?
Özlemin çaldı yine kapımı davetsiz misafir gibi.
Havada hasret kokusu var parçalı bulutlu.
Bulutlar kırmızı, yağmur yerine kan damlıyor.
Çünkü sen yoksun.
Yaktığım her mum, etrafı biraz daha karartıyor,
Çünkü baktığım hiçbir yerde sen yoksun.
Güneşi de sevmiyorum,
Sen olmayınca ısıtmıyor, yakıyor.
Nefesin yanımda yokken,
Aldığım her nefes beni boğuyor.
Aramızdaki her kilometre, bana verilmiş bir ceza,
Çek çek bitmiyor.
Getirmiyor bir türlü, o yollar seni bana.
Rüzgâra bıraktım kendimi, savursun beni senin kollarına
Yanında dalayım, ömrümün son uykusuna.
Akrep, yelkovanı kovalamadan,
Gece, sabahı doğurmadan gel.
Sensizlik, bedenimi yoğurmadan,
Yalnızlık beni çağırmadan gel.
Paramparça et, yüreğinin kilitli kafesini,
Kanatlarını kırmadan gel.
Gözlerimi kanatmadan,
Kirpiklerimi ıslatmadan,
Kadehdeki şarap, beni vurmadan gel...
Kayıt Tarihi : 5.11.2008 00:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (2)