Oysa sarılsak geçecekti bazı yaralarımız.
Ama biz ayrıldık.
Geçmedi.
Yıllar sadece üzerini örttü.
Ne zaman bir rüzgar esse, körükledi yanan ateşi.
Solumuzda yangınlar kaldı.
Aşktan bize acıdan başka bir şey kalmadı.
Şimdi son umut kırıntılarımı da
Rüzgara emanet ediyorum.
Saçlarımı hasretin elinden alamasam da
Kesip atıyorum.
Esareti değil, özgürlüğü seçiyorum.
Bir kuş gibi yüreğim,
Vatansız, yurtsuz.
Bir yere ait olmak istiyor bedenim.
Solumdan göç eden kuşlara engel olamıyorum.
Umut bebeklerim sancılı.
Gözbebeklerimde kabir azabı acılar.
Kirpik uçlarımda babamdan kalma bir damla yaş.
Yarinsiz bir bekleyiş.
Acının kabuk atma serenatları,
Yokluğun derin sessizliği.
Ve ben sadece duaların kanatlarına tutunmuş halde
Bir umut zerresi arıyorum.
Yüreğime vurulan esaret prangalarına inat,
Hissiz bir bedeni sürümemin adı ne?
Kekremsi bir tat dilimde aşk.
Menzilini şaşırmış bir ok gibiyim,
Kendi yüreğine davacı.
Aynalardan alamıyorum derin çizgilerimi.
Saçlarımdaki aklar siyahlara savaş açıyor.
Ruhum bedenimi reddediyor.
Keşke diyorum, ben de acıları reddedebilsem.
Ama olmuyor.
Tutunduğum tek dalı kendi ellerimle kesiyorum.
Ölüm üç beş nöbetinde.
Uyanmak istiyorum.
Ama ninniler söylüyor hayat bana.
Uyandır, Rabbim, beni.
Sadece sana güveniyorum.
Sadece sana.
05.10.2026 10:12
Kayıt Tarihi : 5.10.2026 10:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!