Geceye Mühürlü Dua
Bir haksız fırtınayla devrildi bu serseri pusula,
Meğer gözlerinde parlayan, sahte bir şafağın gölgesiymiş.
Bana aşktan bahseden o mağrur dillerin,
Kendi kör kuyusunda boğulduğundan haberi yokmuş…
"Geçer" dedim, zaman paslı bir akrebe dönüştü,
"Gelir" dedim, yollar kendi içine kapandı.
Sanki paslı bir hançer körlemesine bileylenir,
Gider gelir göğsümün tam orta yerinde…
Dışarıda bomboş bir kalabalığın gürültüsü,
İçimde sessizce büyüyen patlamaya hazır bir magma.
Bitmedi mi bu ruhun sürgünü, söyle bitmedi mi?
Ben ışıksız kuyularda kendi gölgemle savaşırken,
Sen erişilmez bir dağ çiçeği gibi narin ve uzak…
Ben her adımda kendi ayak izlerimi kaybeder,
Yine de senin yankını ararım bu viran şehirde.
Gizli tutalım bu trajediyi; kimse bilmesin, sen bil.
Kimse okuyamasın bu yıkımı, bir tek sen gör.
Gecenin karanlığında ellerim semaya bir fidan gibi uzanırken,
Yaradan’a fısıldadığım tek adın sen olduğunu…
Yalnızca sen bil.
Şimdi vakit, kırılmış bir aynanın son feryadıdır.
Sükûnetim kandırmasın seni;
Sustuğum yer, tufanın tam kalbidir.
Küllerinden yeniden doğmayı reddeden bir anka gibi,
Sözlerimi yalnız senin yokluğuna feda ettim.
Varsın bu şehir bizi faili meçhul bir masal saysın,
Varsın zaman, adımızı unutulmuş mabetlerin taşlarına kazısın.
Ben kuyunun dibinde gökyüzünü sana yorarken,
Sen içimdeki o körüklenmiş yangının tek şahidisin.
Ellerim semadan çekilse de, kanadı kırık kuşlar misali,
Son nefesim bir mühür gibi düşecek Gece’nin alnına...
Ne bir af dilerim kaderden, ne bir merhamet dünyadan;
Sadece bilsin o mağrur gönlün:
Ben bu enkazın altında bile,
senin adınla doğrulup, senin adınla sustum.
Gece Gözlü
Kayıt Tarihi : 23.10.2026 14:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!