Gecenin en gece saatleri...
Ne hissettiğime anlam veremiyorum,
Kendimi göremiyorum artık,
İnsanların içinde yalnızım,
Kalabalığın içindeki suskun çığlığım.
Onlar da anlam veremez,
Ben, onlara da anlam veremiyorum.
Yalnız, yapayalnız kalsam;
O zaman deliririm, biliyorum.
Sessiz kalmayı tercih etmek,
Yalnız olduğumu kabul etmeyi sevmek,
Belki de ıssız görünmek...
O zaman duygularıma ne hacet bu hapishanede?
Cevabı varsa hangi hücrenin içinde?
Bunu bir hale bürünmek için yapmıyorum,
İnanın.
Sadece böyle görüyorum kendimi mahkemelerinizde.
Konuşacak halimse yok,
Size bir şeyler anlatacak,
Kendimi savunacak,
Karşınızda ağlayacak...
Bunu ezberledim, bunu oynarım belki de.
Yine kendimi yalanlarım,
Tiyatro sahnenizin tam orta yerinde.
Aynı sonuca varıp duruyorum,
Kabul etmesem de görüyorum,
Kronik duygusuzlukla rengimi veriyorum.
Kendini tamamlayan tamlama,
Beni asla tamamlama.
Duygusuzluk esareti,
Sakın düşüncelerimi bağlama.
Müebbetse cezam, söyle bileyim.
Hiç yoksa bunu bildiğime güleyim.
Kendimi bulduğum o hücrenin içinde,
Geceye benzeyenin sıcacık köşesinde,
Ürperip üşüyorum.
Bedenim değil, duygularım soğuk.
Belki de mevsimden.
Bilmiyorum.
Nidal Sis
Kayıt Tarihi : 19.10.2026 03:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!