BİR HOŞÇAKAL KADAR YAKINSIN
Ne zaman baksam sana,
yine sen haklısın.
Benim sustuğum yerde
senin haklılığın büyüyor,
Bir kadın, çılgınca sever...
Sokaklarda aşkla yürürken, ruhuyla dans eder;
Bir tango gibi ateşli, bir anne şefkatiyle sevecen.
Bir kadın, sevdiği adamı ölürcesine sever.
Onu uçurumun kenarından çekip alır da,
Kadın:
Bir kadın, bir adamı severken;
Kendi içindeki fırtınayı susturur, öyle sever.
Yüreğini avuçlarının arasına alır, usulca;
Onu incitmeden, kırmadan sever.
Bir kadın bir adamı severken;
Önce kendi içindeki fırtınayı susturur.
Yüreğini avuçlarına alır usulca,
Ve onu, adamın kaderine bırakır...
Gecesinden feragat eder, uykusundan düşer;
Güneş henüz utangaçken perde aralığında,
Sessizliğin en zarif yerinde buluşur gözlerimiz;
Dünya bizden henüz habersizken,
Sadece ikimiz...
En sevdiğim yumurtalı ekmekti, bilirdin;
Bir Kirpik Mesafesi
Kıskanırdım kirpiklerini,
Gözlerine bu kadar yakın oldukları için...
Ben sana uzun cümleler kurarken,
Onlar sana susarak dokunurdu.
Bir ben uzaktım sana,
BİR MARTININ GÖZLERİNDEN HAYAT
Bir martının gözlerinden baktım dünyaya...
İnsanlar, göğe bakmayı unutmuştu.
Başları hep aşağıdaydı;
kimi paraya eğilmişti,
Bitmeyen Sevda
Sen benim bitmeyen sevdamsın,
yarım kalan bir cümlenin
içimde tamamlanmayan hâli…
ne başı belli
Sensiz ne haldeyim bir bilsen...
Nefes alıyorum evet, ama yaşamıyorum.
Göğsümde taş gibi bir boşluk,
Adını koysam kırılacak; bu yüzden susuyorum.
Aynalara küstüm,
Bizim Yalanımız
“Ayrılık diye bir şey yok,” dedim,
İnandım da buna.
Çünkü insan, kabullenemediği acıya
İsim bulamıyor.
Bu bizim yalanımızdı;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!