Mükemmel bir insan değilim.
Benim de yanlışlarım mutlaka olmuştur.
Kırdıklarım, üzdüklerim, belki de görmezden geldiklerim…
Ama hep bilmişimdir yerimi ve haddimi.
Kimsenin onuruna bakmadım.
Kimsenin şerefiyle oynamadım.
Kimsenin namusuna dil uzatmadım.
Ama benim de hak etmediklerim var:
Mesela sırtımdan vurulmayı,
Üç kuruşa satılmayı
Ve dost sandığım insanların kalleşliğini hak etmedim.
Başımı yastığa koyunca huzurla uyuyorsam,
Ne âlâ.
Aynaya bakıp kendiyle bile yüzleşmeye cesareti olmayan insanlardan değilim.
Her gece yargılarım dilimi, elimi, gözlerimi.
Ya siz kaç kere yargıladınız kendinizi?
Kaç kere suçlu bulup cezalandırdınız?
Daha kendisine bile saygısı olmayan insanlarken ne ara öğrendiniz saygıyı?
Nenem derdi ki: “Kendini sevmeyen insanı kimse sevmez.”
Kaçınız seviyorsunuz kendinizi?
En son ne zaman bir çocuğun başını okşadınız?
En son ne zaman bir fakirin karnını doyurdunuz?
En son ne zaman birine hediye aldınız?
Peki, en son ne zaman aynaya bakıp kendinize “Seni seviyorum.” dediniz?
Vicdanınız kanarken, yastık altında en son ne zaman
Kendinize suçlu olduğunuzu itiraf ettiniz?
Egonuz kibirinizle yarışırken
En son ne zaman doldu gözleriniz?
Heyecanla attı kalbiniz?
En son ne zaman içinizden gele gele bir kahvaltı hazırladınız?
En son ne zaman güldünüz; ama öyle sıradan bir gülme değil, kahkaha ata ata?
Hatırlıyor musunuz en son ne zaman yağmurda ıslandınız,
Çıplak ayakla çimlere bastınız?
Siz yaşamayı unuttunuz.
Ne zaman vazgeçtiniz kendinizden?
Hangi kırgınlıkta sustunuz da içinizden bir parça eksildi?
Hangi hayaliniz yarım kaldı da bir daha hayal kurmamaya yemin ettiniz?
Kaç kere kalbinizin üstünü örttünüz üşümesin diye?
Herkese güçlü görünüp
Kendi içinizde paramparça olduğunuz kaç gece var?
Kimse bilmez sandığınız kaç gözyaşı,
Yastığınızdan başka şahidiniz olmayan kaç çöküş…
Ne zaman bu kadar yoruldunuz?
Ne zaman omuzlarınıza ait olmayan yükleri taşımaya başladınız?
Kim verdi size herkesi kurtarma görevini,
Kendinizi kurtaramazken?
Siz affetmeyi öğrendiniz de
Kendinizi affetmeyi neden unuttunuz?
Bir hata yaptınız diye
Kendinizi ömür boyu mahkûm ettiniz.
Birine inandınız diye
İnsanlığa küstünüz.
Siz ne ara kalbinizin kapısını kilitlediniz?
Ne ara “büyümek” adı altında çocuk yanınızı susturdunuz?
Mesele şu:
Başınızı yastığa koyduğunuzda
Kimseyi bile isteye incitmediğinizi bilmek,
Haksız kazançla büyümediğinizi bilmek,
İhaneti seçmediğinizi bilmek…
Durmayı unuttunuz.
Kendinize son bir soru sorun şimdi:
Bugün ölsem,
En çok neyi yapmadığıma üzülürdüm?
İşte oradan başlayın tekrar yargılamaya.
Ama önce kendinizden.
Hayat hala yakalayabileceğiniz kadar yakın.
Geç değil.
19.02.2026 14:14
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 14:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!