Mudanya gümüş bir mangal kaynatır serinliği
Her akşam sahile vuran dalgalarla gemlik
Uludağda rüzgar uçan kuşlardan sorumlu
Yeni dünyadan mahsun resimdeki ORHAN GAZİ
Uludağ tepinirken ağlar OSMANLI BAŞKENTİ
..
Şiirin Hikayesi
yemen gazisi
dedem rasim hayal
kolun dan yaralanıp gazi oluyor
ve kolu çok derin yara olmasına ragmen
yaralı komutanını da dişleriyle tutarak
..
Osman Gazi han ile Balâ hatundan
Söğütte gözün açtı beyzade Orhan
Babası Osman beyin hastalığından
Orduların başına oldu kumandan
Alnı dik çıktı yaptığı her gazadan
O teslim aldı Bursayı savaşmadan
..
Ruyetine Talibim
Ruyetine / müştakınım / hicranınla / yakma beni.
Müştakınım / gül yüzüne / sitem edip / yıkma beni.
Hicranınla / sitem edip / gayyalara / çekme beni.
Yakma beni / yıkma beni / çekme beni / bükme beni.
..
Vurdun Beni
Can evimden / vurdun beni / zulmetinle / ele döndüm
Vurdun beni / yandı gönlüm / firakından / küle döndüm
Zulmetinle / firakından / ıssız kalmış / çöle döndüm
Ele döndüm / küle döndüm / çöle döndüm / sele döndüm.
..
Çanakkale geçilmez derler
Şehitler sevdasıyla ölmez derler
Bendeki sevgi
Ne şehit olur ne de gazi
Benim sevgim hep nöbet tutar
Seni severek
..
Çanakkale Gelibolu,
Şehit dolu sağı solu,
Dört kıtaya nam salmıştır,
Türkün yiğit öncü kolu.
Çanakkale Çanakkale,
Şanla Dolu Çanakkale,
..
Ah Canan ahhhh,
Hidrojen gazı ben,
Yanıyorum.
Oksijen gazı sen,
Yakıyorsun.
Aç Fizik sayfalarını,bir bak.
..
Yirmili yaşlar
İçi içine sığmayan
Delikanlı
Vatan satılırken
Vatan koruyan
YAKUP SATAR
Sen gördün
..
İçimde biraz sen kalmış.
Ne zaman gelsen aklıma.
Kapıyorum kalbimin kapılarını.
Her dem tazesi makbuldür ya,
Kaçmasın diye sevdanın gazı.
..
ey şanlı gazi gök kubbe senin
altında yattığım yer üstümdeki bulut senin
şehit kanıyla sulanan vatan toprağında
bir bildiği var elbet al yıldızlı bayrağımın
nazlı nazlı dalgalanır esen rüzgarla sesin
şehidim bayrağım toprağım sancağım
belli ki adın şanın bu vatan ebedi toprağın
..
İki şalvarlı kopuk dağda geziyormuş dediler.
Süngümün ucunda yalvararak canlarını verdiler.
Bayrağımı diktim gururla cudinin tepesine.
Nöbetimi teslim ettim daha nice mehmetlere
Gazi oldum madalyam sol göğsümde
..
Ödemek için giden borcunu bu vatana
Ey şanı büyük asker, layık ol hep atana
Öyle herkes olamaz bu görevle müşerref
Göğsünde ki madalyan, ömür boyu bir şeref
..
Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar”ı Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Gerçek anlamda “postmodernist” kabul edilen ve yazarın ilk romanı olan “Tutunamayanlar” hakkındaki bu araştırma; yazarı, eserleri ve postmodernizmi anlama çabasını ortaya koymaktır. Atay, edebiyatımızda başarılı anlamda ilk postmodernist roman olan “Tutunamayanlar”la Türk edebiyatına salt bir “kült eser” kazandırmakla kalmamış aynı zamanda Türk romanına yeni bir bakış açısı, yeni bir tat, yeni bir tarz kazandırmıştır.
Hazırladığımız bu yazı dizisinin amacı, Atay’ın Türk edebiyatındaki tartışılmaz önemini ve özellikle de ilk romanı olan “Tutunamayanlar”la Türk edebiyatına giren postmodernizmi yorumlamak; postmodernizmin sosyal, bilimsel, kültürel, düşünsel, sanatsal ve tabii ki edebiyatsal önemini vurgulayarak, Atay’ın eserlerini bu çerçevede anlama çabasından ibarettir. Dizimizin bu ilk yazısında “Türk edebiyatında tür olarak romanın doğuşu”, “postmodernizmin anlamı ve tanımı”, ”modernist romanla bağlantılı ‘modern’, ‘modernite’, ‘modernizm’, ‘modernleşme’ kavramları”(*) üzerinde durulacak ve sıklıkla “alıntı yapma” tekniğinden yararlanılacaktır.
* * * * *
ROMANIN TÜRK EDEBİYATINA GİRİŞİ
Gazi Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Araştırma Görevlisi Hasan YÜREK, “Türk Romanında Modernist Etkinin Boyutları”(1) başlıklı, “Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yapılan yüksek lisans tezinden yararlanarak” yaptığı çalışmanın giriş bölümünde(2) , edebi bir tür olarak romanın, edebiyatımıza “Tanzimat dönemiyle birlikte” girdiğini hatırlatıyor ve şöyle devam ediyor:
“Her açıdan batılı değerlerin örnek alınmaya başlandığı bu dönemde edebiyat da etki altında kalmıştır. Bu etki sonucunda şiir gibi daha önce de var olan türler, biçim ve içerik olarak batı edebiyatından etkilenmiş; aynı zamanda roman gibi farklı türler de Türk edebiyatına girmiştir. Romanın Tanzimat döneminde verilen ilk örnekleri doğal olarak, yeni denenen bir tür olması nedeniyle, nitelik açısından pek de ileri düzeyde değildir. Bununla birlikte zaman içerisinde gelişme gösterilerek özgün örnekler verilmeye başlamış ve Türk edebiyatında bir roman geleneği oluşturulmuştur.”
Gerçekten de Tanzimat dönemiyle tanıştığımız “roman” türünün ilk örneklerine baktığımuzda, Batı romanına ve modern romana nazaran çok “sığ” kaldığı gözlerden kaçmamaktadır.
..
Şehit kime derler?
Peki ya Gazi?
Kur’an-ı Kebir’de övmez mi illâki
İnandım dediğin Mevla?
Öyleyse duy! Bundan sonra
..
GEL EY DİLBER
Gel ey dilber-i cihan, yeter artık hicranım
Derd-ü gamınla soldum, arşa çıktı figanım.
Eyleseydin bir nazar, gözlerindi dermanım.
Ruhuma neşe olur, son bulurdu efganım.
..
Kaza Yapan jaguar
Sinirlenme güzelim,bu sinirin niye,
Başımın etini yedin,bana Jaguar al diye,
Aldım Jaguarını,ehliyetin var diye,
Gazı bastıkça bastın,Jaguar gidiyor diye,
Kazayı ben yapmadım 'ki, bu tafran bana niye
..
şehrin ışıkları sönmüş
duvarlar delik deşik
barut kan ve yanmış ceset kokusu
ortalıklarda başı boş dolaşıyor
leş yiyiciler
ölü soyucular
insan olanın gördükçe kaçar uykusu
..
Sesimi sesinde,
Sesini, yanık türkülerde
...............................duydum.
Sevdanın sarhoşluğunda,
Uğruna baş koydum.
...........................Ey sevgili,
Gazi Şehri, bilesin...
..
Türkün altın mührünü tüm çağlara,
Denizlere göllere ve dağlara,
Ve nihayet bahçe ve bağlara,
Şanlı cedde ataya selam olsun.
Ah paşa Şahin Paşa,Türk'ü yazdın dağa taşa,bin düşmanla çıktın başa.Antep Gazi oldu senin ve de şanlı erlerinin silah arkadaşlarının bu şaheser kahramanlığıyla.
..



